Genital siğil (kondilom) tedavisi; siğillerin sayısına, büyüklüğüne ve yaygınlığına göre topikal ilaç tedavisi, elektrokoterizasyon (yakma), kriyoterapi (dondurma) veya lazer ile kişiye özel planlanır. HPV virüsünün kendisini yok eden bir ilaç yoktur; HPV tedavisi, virüsün yol açtığı siğillerin ve hücresel değişikliklerin (CIN/HSIL) tedavisi anlamına gelir. Ankara'da genital siğil ve HPV tedavisi, 25 yılı aşkın deneyimiyle jinekolojik onkoloji uzmanı Prof. Dr. Polat Dursun tarafından başarıyla uygulanmaktadır.
Genital kondilomlar, 100'den fazla tipi olan human papilloma virüs (HPV) enfeksiyonunun gözle görülebilen lezyonlarıdır. Genital siğil tedavisi Ankara ilimizde Prof. Dr. Polat Dursun tarafından başarıyla uygulanmaktadır.
HPV deride hemen her yerde siğil yapabilir; ancak her HPV tipi vücudun farklı bir bölgesine afinite gösterir. Otuzdan fazla HPV tipinin anogenital bölgeye spesifik olduğu bilinmektedir. Cinsel aktivitesi olan kadınların %20 ile %40'ının HPV ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir.
Anogenital bölgeye spesifik HPV tiplerinin yaklaşık 15'i yüksek riskli veya onkojenik olarak sınıflandırılır. Genital kondilomların oluşumunda daha çok düşük riskli HPV tipleri rol oynasa da, aynı hastada birden fazla HPV tipinin enfeksiyon oluşturma olasılığının yüksek olduğu unutulmamalıdır.
HPV, 72 kapsomerden oluşan zarfsız bir DNA virüsüdür. Deri ve mukozalarda tespit edilen bu virüsün 200'den fazla tipi vardır ve bunların %40'ı anogenital epitelde görülür. HPV tipleri, servikal kanser örneklerinde belirlenme oranlarına göre serviks kanseri gelişimi için yüksek riskli (HR) ve düşük riskli (LR) olarak sınıflandırılmaktadır.
| Risk Grubu | HPV Tipleri |
|---|---|
| Yüksek riskli (onkojenik) | 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82 |
| Olası yüksek riskli | 26, 53, 66 |
| Düşük riskli (siğil yapan) | 6, 11 |
Genital siğillerin büyük çoğunluğundan düşük riskli HPV 6 ve HPV 11 sorumludur ve bu tipler kansere dönüşmez. Ancak aynı kişide yüksek riskli tipler de bulunabileceği için siğili olan her hastada HPV testi ve smear yapılması gerekir.
HPV virüsünün şu anda bir ilaç tedavisi yoktur; HPV'nin yol açtığı lezyonlar tedavi edilmektedir. HPV siğil yaptıysa siğiller, yüksek dereceli hücre çoğalması (CIN/HSIL) yaptıysa bu lezyonlar tedavi edilir. Vücudun savunma sisteminin aktivitesini artıran bazı ilaçların HPV'nin vücuttan atılmasını kolaylaştıracağı iddia edilmektedir; fakat bu konudaki araştırmalar halen devam etmektedir. Şu an için HPV virüsünün ilaçla kesin tedavisi mümkün değildir.
Podofilin, TCA (trikloroasetik asit) ve imikimod krem gibi ajanlar; az sayıda ve küçük siğillerde tercih edilir. Doktor takibi şarttır.
Elektrik akımı ile siğil dokusunun yakılarak temizlenmesidir. Yaygın veya ilaca yanıt vermeyen lezyonlarda hızlı ve etkili sonuç verir.
Sıvı nitrojen ile siğilin dondurularak yok edilmesidir. Küçük ve sınırlı sayıda lezyonda uygulanan pratik bir alternatiftir.
Geniş ya da inatçı kondilomlarda tercih edilir; vajinal, servikal ve anal bölge lezyonlarında hassas uygulama imkânı sağlar.
HPV'nin rahim ağzında yol açtığı CIN 2-3 (HSIL) lezyonlarında altın standart tedavidir. 15 dakikalık ayaktan bir işlemdir.
HPV 16/18 pozitifliğinde ve anormal smear sonuçlarında rahim ağzının 40 kata kadar büyütülerek incelenmesi; gerekirse biyopsi alınması.
Sağlık Bakanlığı KETEM merkezlerinde yapılan HPV taramasında HPV 16 veya HPV 18 pozitif çıktığında hastaya mutlaka kolposkopi yapılması gereklidir. HPV 16 pozitifliğinde rahim ağzı kanseri gelişme riski yaklaşık 450 kat, HPV 18 pozitifliğinde ise yaklaşık 250 kat artmaktadır. Bu nedenle kolposkopik değerlendirme şarttır ve bu hastaların uzun dönem, tecrübeli jinekologlarca takip edilmesi gereklidir.
KETEM'de alınan HPV sonucu genel olarak 2 hafta içinde çıkar. Aile hekiminize veya HPV testi alınan KETEM'e sonucunuzu mutlaka sorunuz. Sağlık Bakanlığı, HPV taramasını 35-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir ücretsiz olarak yapmaktadır.
HPV belirtileri: Dış genital bölgede oluşan siğiller dışında hastanın anlayabileceği etkin bir belirtisi yoktur. Siğil varsa doktora gidilmelidir; smear ve HPV testi yapılarak genital HPV olup olmadığı anlaşılır.
HPV DNA testi: Smear gibi rahim ağzından alınarak yapılır ve sonucu 1-3 hafta arasında çıkar. Bazı merkezler önce HPV olup olmadığını test eder, HPV pozitifse tipleme yapar. Bazı HPV DNA testleri ise HPV 16 ve HPV 18'in de içinde olduğu onkolojik tipleri doğrudan test eder.
Hastaların en çok sorduğu soru HPV'nin nasıl bulaştığıdır. HPV genel olarak cinsel yolla bulaşır; oral ve anal ilişkiyle de bulaşabilir. Birden fazla partner varsa HPV'nin kimden ve ne zaman alındığının anlaşılması mümkün değildir.
HPV yanaktan öpüşmekle bulaşmaz; ana bulaşma yolu cinsel temastır.
Aktif HPV enfeksiyonu geçiren kadınlarda normal doğum sırasında bebeğin oral florasına bulaşarak larinksteki ses tellerinde, nadir görülen laringeal papillomatozis denen bir hastalığa sebep olabilir; fakat bulaşma oranı düşüktür. Ayrıntılar için gebelikte HPV pozitifliği yazımızı inceleyebilirsiniz.
Her HPV enfeksiyonu kanserleşmez; ama bunun bir uzman tarafından değerlendirilmesi ve takip edilmesi gereklidir. Onkolojik HPV tipleri vücuda alındıktan sonra rahim ağzı kanseri oluşuncaya kadar geçen süre 5-15 yıl arasında değişir. Bu sebeple düzenli jinekolojik kontrole giden ve smear-HPV testini yaptıran hastalarda, rahim ağzı kanserine dönüşmeden erken tanı ile LEEP veya konizasyon işlemiyle kanser önlenir.
CIN ve HPV ilişkisi: CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 gibi rahim ağzı kanserine dönüşebilecek kanser öncesi lezyonlar; HPV ile enfekte olan kadınların rahim ağzında gelişen ve kansere dönüşme potansiyeli taşıyan lezyonlardır. CIN lezyonları 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82 gibi onkolojik HPV tipleri neticesinde oluşur.
CIN 3 nedir: CIN 3, rahim ağzı kanserinin öncü lezyonlarının en önemlisidir; epitel içindeki hücre çoğalmasının en yoğun olanı ve tüm epiteli kaplamış hâlidir. Karsinoma in situ olarak da isimlendirilir. Yeni terminolojide patologların bir kısmı CIN 2-3 yerine HSIL terminolojisini kullanmaktadır. CIN 3 mutlaka tedavi gerektirir; genel kabul gören tedavi yöntemi LEEP (loop electrosurgical excision procedure) uygulanmasıdır.
Her iki işlem de servikal preinvaziv lezyonları (CIN 2 ve CIN 3) tedavi etmek için kullanılır. LEEP, ayaktan ve hastanede yatmadan yapılan daha basit bir işlemdir. Konizasyon ise genelde hastanede yatırılarak yapılır; daha kanamalı ve daha büyük bir işlemdir, daha fazla doku çıkartılır. Soğuk konizasyonda kanama, rahim ağzında daralma (stenoz), buna bağlı ağrılı adet ve ağrılı cinsel ilişki, bazen de rahim ağzının cerrahi olarak genişletilme ihtiyacı daha sık görülür. Bu sebeplerle aynı etkinlikte olan LEEP işlemi tercih edilmektedir; bazı nadir durumlarda soğuk konizasyon uygulanabilir. Buna hastaya göre karar vermek gerekir.
LEEP tekrarlayan uygulamalar şeklinde birden fazla kez uygulanırsa rahim ağzının kısalmasına yol açarak erken doğum riskini artırabilir. Bu nedenle deneyimli doktorlar tarafından uygun endikasyonlarla yapılmalıdır. LEEP işlemi hastanın üremesi üzerine olumsuz etkide bulunmaz; çocuk sahibi olunmasına engel değildir.
CIN 2-3 tedavi edildikten sonra hastalar gebe kalabilir ve doğum yapabilir; ama smear ve HPV takibini mutlaka düzenli yaptırmak gereklidir. Gebe iken smear testi alınmalıdır ve gebelikte smear alınmasının gebelik üzerine herhangi bir zararı yoktur. Doğum şekli konusunda; eskiden bebeğe HPV bulaşmasını önlemek için sezaryen önerilirken, son zamanlarda normal doğumun da mümkün olduğu ve bebeğe bulaşma olasılığının düşük olduğu vurgulanmaktadır. Yine de doğum şekline aile ile birlikte karar verilmelidir.
"HPV virüsünün kendisini yok eden bir ilaç yoktur; biz HPV'nin yol açtığı siğilleri ve rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri tedavi ederiz. HPV 16 veya 18 pozitif çıkan her hastada kolposkopi şarttır. Kolposkopi, LEEP ve konizasyon işlemleri bu konuda deneyimli hekimlerce yapılmalıdır; aksi takdirde hastanın kanseri atlanabilir ve geç tanı konabilir."
HPV alındıktan sonra da aşılama yapılabilir; fakat aşının içindeki en az bir tipe karşı etkinliğinin olmadığı veya azaldığı bilinmelidir. Aşı, henüz alınmamış tiplere karşı koruma sağlar ve nüksü azaltmada destekleyicidir. Hangi yaşlarda ve nasıl uygulandığını HPV aşısı hangi yaşlarda yapılır yazımızda bulabilirsiniz.
İlgili yazı: HPV Aşısı Hangi Yaşlarda Yapılır?
HPV pozitif sonucunuz mu var ya da genital siğil şikâyetiniz mi başladı? Ankara'da uzman değerlendirmesi için Prof. Dr. Polat Dursun ile hemen iletişime geçin.
WhatsApp ile Randevu Al Hemen Ara – 0534 517 05 56Yüksek riskli HPV enfeksiyonu olan, CIN 2 veya CIN 3 (HSIL) tespit edilen hastalarda; rahim ağzı kanserine dönüşecek lezyonlar olup olmadığını anlamak için rahim ağzının teleskobik bir kamera yardımıyla 40 kata kadar büyütülerek incelenmesi ve gerekirse biyopsi alınması işlemidir. Kolposkopi deneyimli hekimlerce yapılmalıdır; aksi takdirde hastanın kanseri atlanabilir ve geç tanı konabilir. Kolposkopi anestezisiz olarak muayene şartlarında yapılır ve 15-40 dakika sürebilir.
HPV 16, HPV 18 ve diğer yüksek riskli HPV pozitif çıkan kadınlar; ASCUS (önemi belirlenemeyen atipik hücreler), LSIL, HSIL, ASC-H, AGC smear sonucu olan hastalar bu konuda deneyimli jinekologlar tarafından değerlendirilmelidir. Bu tür lezyonların değerlendirilmesinde HPV testi ve kolposkopi çok önemlidir.
HPV, LSIL, HSIL ve Kolposkopi – TV Programı
HPV ve Rahim Ağzı Kanseri – TV Programı
HPV virüsü, genital siğiller ve rahim ağzı kanseri hakkında merak ettiğiniz her şey video serimizde.
HPV Virüsü – Tanı ve Tedavisi Video Serisini İzleyin
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı | Ankara Söğütözü
25 yılı aşkın deneyim. Hacettepe Üniversitesi mezunu; Almanya (Leipzig, Berlin Charité), Fransa ve İtalya'da ileri eğitim. PubMed'de 100'den fazla yayın, 3.300'ü aşkın akademik atıf. Türkiye'deki HPV tipleri ve sıklığı konusunda uluslararası literatüre geçmiş çalışmaların sahibi.
+90 534 517 05 56 | Platin Tower, 2176. Sk. No: 94/7 Söğütözü / Ankara
Genital siğil tedavisi uzman jinekologlarca yapılmalıdır. Genital siğili olan kadınlarda mutlaka alt genital sistemin, HPV ve HPV'nin yol açtığı değişikliklerin oluşup oluşmadığı yönünden değerlendirilmesi gereklidir. Genital siğili olan bir kadında HPV testi ve smear testi yapılırsa; hastanın sonraki yaşamındaki takip sıklığı ve kolposkopi gerekip gerekmeyeceği hakkında daha net bilgi verilebilir.
Ankara'da genital siğil tanısı, genital siğil tedavisi ve takibinde Prof. Dr. Polat Dursun en yetkin uzman doktorlardan birisidir. Dr. Polat Dursun, Ankara'da binlerce HPV hastasının tanısını koymuş, kolposkopisini yapmış, binlerce genital siğil hastasını tedavi etmiş ve HPV'nin yol açtığı sayısız rahim ağzı kanseri hastasını tedavi etmiştir. Ulusal ve uluslararası literatürde Türkiye'den HPV ve HPV'nin yol açtığı genital siğil, smear anormallikleri ve rahim ağzı kanseri konusunda kaynak gösterilen ve bu alanda en çok yayın yapmış uzmanlardan birisidir.
| Konu | Önemli Bilgi |
|---|---|
| HPV'nin ilaçla tedavisi | Yoktur; HPV'nin yol açtığı siğiller ve lezyonlar tedavi edilir |
| Siğil tedavi yöntemleri | Topikal ilaç, elektrokoterizasyon, kriyoterapi, lazer |
| CIN 2-3 (HSIL) tedavisi | LEEP – 15 dakikalık ayaktan işlem; nadiren soğuk konizasyon |
| HPV 16 / HPV 18 pozitifliği | Mutlaka kolposkopi gerekir (kanser riski 450 / 250 kat artar) |
| İşlem sonrası cinsel ilişki | LEEP sonrası 3 hafta; siğil tedavisi sonrası 2-3 hafta beklenir |
| Gebelik | Tedavi sonrası gebelik mümkündür; LEEP çocuk sahibi olmaya engel değildir |
| Nüks riski | Vardır; düzenli smear + HPV takibi şarttır |
| KETEM taraması | 35-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir ücretsiz HPV testi |
Genital siğil ve HPV tedavisi için Ankara'da uzman değerlendirmesi alın. Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşmek için hemen iletişime geçin.
WhatsApp ile Randevu Al Instagram'dan Bilgi Al