HPV pozitif sonuç, kanser tanısı değildir. Enfeksiyonların %80-90'ı geçici (transiyen) olup bağışıklık sistemi tarafından 1 yıl içinde kontrol altına alınır. Yalnızca %10-20'lik kalıcı (persiste) grupta rahim ağzı kanseri riski oluşabilir; ancak bu süreç 15-20 yıl alır. Bu süre zarfında düzenli kontrol, biyopsi, LEEP ve konizasyon ile kanser gelişimi neredeyse tamamen önlenebilir.
HPV pozitif çıkmak tek tip bir tablo değildir. Prof. Dr. Polat Dursun'a göre enfeksiyonun seyri iki farklı yönde gelişebilir ve bu ayrım hem hastanın kaygı düzeyini hem de takip planını doğrudan belirler:
HPV bulaşan kişilerin %80 ile %90'ında virüs 1 yıl içinde geçici bir seyir izler. Bağışıklık sistemi virüsü kontrol altına alır, kalıcı hücresel hasar bırakmaz. Kanser riski oluşmaz.
Hastaların %10 ile %20'sinde virüs kalıcı hale gelir. Rahim ağzı kanseri riski yalnızca bu gruptaki hastalarda ve ancak 15-20 yıl gibi uzun bir süreçte gelişebilir.
Persiste (kalıcı) HPV enfeksiyonu kansere dönüşmek için çok uzun bir süreye ihtiyaç duyar. Bu süreç aslında bir fırsattır; doğru takiple kanseri önceden durdurmak mümkündür:
Prof. Dr. Polat Dursun'a göre persiste HPV enfeksiyonunda kanser kader değildir. Bu 15-20 yıllık süreçte aşağıdaki adımlar uygulanırsa kanser oluşumu neredeyse tamamen önlenebilir:
Prof. Dr. Polat Dursun, HPV'nin kansere dönüşüm mantığını ve LEEP ile konizasyonun bu riski nasıl sıfırladığını bu videoda bilimsel verilerle açıklıyor.
Korku değil, bilinç gereklidir. HPV enfeksiyonlarının %80-90'ı geçici seyreder ve bağışıklık sistemi tarafından 1 yıl içinde kontrol altına alınır. Persiste grupta bile 15-20 yıllık süreç içinde düzenli takip ve gerektiğinde LEEP ya da konizasyon ile kanser gelişimi büyük ölçüde önlenebilir.
HPV DNA testinin ardışık iki ölçümde (genellikle 12 ay arayla) pozitif çıkmaya devam etmesi persiste enfeksiyonun göstergesidir. Bu durumda uzman jinekolog tarafından kolposkopik değerlendirme yapılmalıdır.
LEEP işlemi lokal anestezi altında yapılır ve genellikle 10-15 dakika sürer. İşlem sırasında ağrı hissedilmez; sonrasında birkaç gün hafif kramp veya lekelenme görülebilir. Hastanede yatış gerektirmez.
Evet, büyük çoğunlukla. LEEP ve konizasyon işlemleri doğurganlığı büyük ölçüde korur. Ancak geniş konizasyon servikal yetmezlik riskini hafifçe artırabilir; bu nedenle doğum planı olan kadınlarda işlem kapsamı dikkatle belirlenir.
Çoğunlukla hayır. CIN 1 olgularının %57'si spontan olarak geriler. Bu nedenle CIN 1'de genellikle 6-12 aylık takip tercih edilir. CIN 2 ve CIN 3'te ise LEEP ya da konizasyon ile tedavi zorunludur.
Evet. LEEP işlemi mevcut anormal dokuyu temizler; ancak HPV virüsü latent evrede kalabileceğinden nüks mümkündür. Bu nedenle işlem sonrası smear ve HPV takibi yıllık olarak sürdürülmelidir.
Bu içerik; HPV, CIN yönetimi, kolposkopi ve servikal kanser önleme konularında Türkiye'deki ilk uluslararası çalışmaları yapıp yayınlamış olan Prof. Dr. Polat Dursun tarafından hazırlanmıştır. Ankara'da binlerce LEEP ve konizasyon işlemi gerçekleştiren Prof. Dr. Dursun; Hacettepe Üniversitesi, Berlin Charite ve Oscar Lambret Cancer Center'da edindiği derin klinik deneyimle servikal kanser öncülü lezyonların tanı ve tedavisinde Türkiye'nin önde gelen uzmanları arasındadır.
HPV pozitif ya da anormal smear sonucunuz varsa vakit kaybetmeden Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşün.