Gebelikte bağışıklık sisteminin doğal olarak baskılanması, HPV virüsünün aktifleşmesine ve genital siğillerin artmasına zemin hazırlayabilir. HPV, gebelik süresince genellikle bebeğe geçmez; ancak doğum kanalında aktif siğil bulunan annelerde vajinal doğum sırasında bebeğe bulaşma riski mevcuttur. Siğiller doğum sonrası bağışıklığın toparlanmasıyla çoğunlukla kendiliğinden geriler.
Gebelik süresince annenin bağışıklık sistemi, bebeği reddetmemek için doğal bir baskılanma sürecine girer. Bu immün sistem değişimi, HPV gibi latent virüslerin aktifleşmesi için elverişli bir ortam yaratabilir. Daha önce HPV taşıyan ya da gebelik döneminde enfeksiyona yeni maruz kalan kadınlarda virüsün belirtisi olan genital siğiller ortaya çıkabilir ya da mevcut siğiller büyüyüp çoğalabilir.
Gebelikte hormonal değişimler ve bağışıklık baskılanması bir arada gerçekleştiğinden, HPV kaynaklı kondilomlar özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde hızla büyüyebilir ve yayılabilir. Bu durum bazen doğum yolunu kapatacak boyutlara ulaşabilir; bu nedenle düzenli jinekolojik takip kritik önem taşır.
Gebelikte HPV tedavisinin zamanlaması, siğillerin büyüklüğüne, konumuna ve doğumu engelleyip engellemediğine göre değişir. Her karar, annenin ve bebeğin güvenliği birlikte gözetilerek verilmelidir.
Gebelikte HPV yönetiminde en çok merak edilen soru, virüsün bebeğe geçip geçmeyeceği ve doğum şeklinin bu riski nasıl etkilediğidir.
Prof. Dr. Polat Dursun, gebelikte bağışıklık sisteminin değişimiyle ortaya çıkan HPV tablosunu ve doğum şekline etkilerini bu videoda açıklıyor.
Gebelikte bağışıklık sisteminin baskılanması HPV'nin aktifleşmesine zemin hazırlayabilir. Mevcut siğiller büyüyüp çoğalabilir ya da daha önce sessiz seyreden bir HPV enfeksiyonu belirtili hale gelebilir. Ancak bu durum bebeğin mutlaka etkileneceği anlamına gelmez; uzman takibiyle yönetilebilir.
Genel olarak hayır. HPV kan veya plasenta yoluyla bebeğe geçmez. Ancak doğum kanalında aktif siğil bulunan annelerde vajinal doğum sırasında nadir de olsa bulaşma olabilir. Bu riski değerlendirmek için doğum öncesinde uzman jinekologa danışılmalıdır.
Siğiller çok büyük ya da yaygın değilse müdahale genellikle doğum sonrasına ertelenir; doğumun ardından bağışıklık sistemi toparlandıkça büyük bölümü kendiliğinden gerileyebilir. Çok büyük ya da doğum yolunu kapatan siğillerde gebeliğe uygun yöntemlerle (TCA veya kriyoterapi) müdahale yapılabilir.
HPV pozitifliği tek başına sezaryen endikasyonu oluşturmaz. Sezaryen yalnızca siğillerin vajinal doğumu engelleyecek boyuta ulaşması ya da bebeğe bulaşma riskinin çok yüksek görülmesi durumunda değerlendirilebilir. Karar obstetrik değerlendirme ile birlikte verilir.
Podoflin ve 5-FU içeren kremler gebelikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Gebelikte güvenli kabul edilen yöntemler TCA uygulaması ve kriyoterapidir; ancak bunlar da yalnızca uzman doktor kontrolünde uygulanmalıdır.
Büyük olasılıkla evet. Doğumun ardından bağışıklık sistemi toparlandıkça gebelikte artan kondilomların çoğu kendiliğinden gerileyebilir. Ancak tamamen geçmeyenlerde doğum sonrası uygun tedavi yöntemlerine başvurulabilir.
Bu içerik; gebelik komplikasyonları ve HPV yönetimi konusunda binlerce vakayı deneyimlemiş olan Prof. Dr. Polat Dursun tarafından hazırlanmıştır. Gebelikte plasenta yapışması (plasenta previa/akreta) konusunda geliştirdiği yöntem uluslararası literatüre "Polat Tekniği" olarak geçmiştir. Hacettepe Üniversitesi'nde uzmanlığını tamamlayan, Almanya, Fransa ve İtalya'da ileri eğitim alan Prof. Dr. Dursun; PubMed'e giren 100'den fazla yayını ve 3.300'ü aşkın akademik atıfıyla Türkiye'nin önde gelen jinekolojik onkoloji uzmanları arasındadır.
Hamilelikte HPV pozitif sonuç ya da genital siğil endişeniz varsa Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşün.