Genital siğil tedavisi; kondilomların sayısına, boyutuna ve vücuttaki yaygınlığına göre kişiye özel planlanır. Uygun vakalarda topikal ilaç tedavisi tercih edilirken daha yaygın ya da büyük lezyonlarda elektrokoterizasyon (yakma), kriyoterapi (dondurma) veya lazer uygulanır. Tedavi sonrası nüks görülebileceğinden uzman takibi zorunludur.
Genital kondilomlar, 100'den fazla tipi bulunan Human Papillomavirus (HPV) enfeksiyonunun gözle görülebilen lezyonlarıdır. HPV deride ve mukozalarda siğil oluşturabilir; ancak anogenital bölgeye spesifik 30'dan fazla HPV tipi tanımlanmıştır. Siğiller genellikle dış genital bölgede, perinede, anüs çevresinde ve nadiren vajina ile servikste görülür.
Prof. Dr. Polat Dursun'a göre genital siğil tedavisi tek tip değildir; tedavi yaklaşımı tamamen lezyonun özelliklerine göre şekillenir. Üç temel belirleyici vardır:
Genital siğil tedavisinde günümüzde birden fazla yöntem başarıyla uygulanmaktadır. Doktor, lezyonun özelliklerine ve hastanın durumuna göre en uygun yöntemi belirler:
Podoflin, TCA (trikloroasetik asit) ve İmikimod krem gibi topikal ajanlar az sayıda ve küçük lezyonlarda tercih edilir. Hasta evde uygulayabilir; ancak doktor takibi şarttır.
Elektrik akımı kullanılarak siğil dokusunun yakılması ve temizlenmesi işlemidir. Daha yaygın veya ilaç tedavisine yanıt vermeyen lezyonlarda tercih edilir; hızlı ve etkili sonuç verir.
Sıvı nitrojen ile siğilin dondurularak yok edilmesi yöntemidir. Küçük ve sınırlı sayıda lezyonlarda ağrısız bir alternatif olarak uygulanır.
Geniş ya da inatçı kondilomlar için tercih edilir. Özellikle vajinal, servikal ve anal bölgedeki lezyonlarda hassas uygulama imkânı sağlar.
Genital siğillerin büyük çoğunluğu düşük riskli HPV tipleri (6 ve 11) tarafından oluşturulur ve kansere dönüşmez. Ancak aynı kişide hem düşük hem yüksek riskli HPV tiplerinin bir arada bulunması mümkündür.
Prof. Dr. Polat Dursun, HPV kaynaklı genital siğillerde ilaç tedavisi ve elektrokoterizasyon yöntemlerini bu videoda açıklıyor.
Tedavi; siğillerin sayısına, büyüklüğüne ve yaygınlığına göre belirlenir. Az sayıda küçük lezyonda topikal ilaçlar (İmikimod, TCA), daha yaygın ya da büyük lezyonlarda elektrokoterizasyon, kriyoterapi veya lazer tercih edilir. Tedavi yöntemi mutlaka uzman jinekolog tarafından seçilmelidir.
Tedavi ile siğiller giderilebilir; ancak HPV virüsü vücutta latent kalabileceğinden %0-70 arasında nüks riski mevcuttur. Nüks riskini azaltmak için prezervatif kullanımı, HPV aşısı ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulması önerilir.
Elektrokoterizasyon, elektrik akımı kullanılarak siğil dokusunun yakılması işlemidir. Lokal anestezi altında yapıldığından işlem sırasında ağrı hissedilmez. İşlem sonrası birkaç gün hafif yanma ya da hassasiyet olabilir.
Siğiller tedavi edildikten sonra 2-3 hafta cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir. İlişkiye dönüldüğünde prezervatif kullanımı yeni bulaşı ve nüksü önlemek açısından kritik önem taşır.
Siğillerin büyük çoğunluğu düşük riskli HPV tipleri (6 ve 11) tarafından oluşturulur ve kanser riski taşımaz. Ancak aynı kişide yüksek riskli tipler de bulunabilir; bu nedenle siğili olan her kadının HPV DNA testi yaptırması ve kolposkopik değerlendirmeden geçmesi gerekebilir.
Evet. Erkeklerde penis, skrotum ve anal bölgede kondilom gelişebilir. Siğil bulunan erkeğin tedavi edilmesi hem kendi sağlığı hem de partnerine bulaş riskini azaltmak açısından önemlidir. Üroloji uzmanına başvurulması önerilir.
Bu içerik, Ankara'da binlerce genital siğil ve HPV hastasının kolposkopi ve tedavi süreçlerini yönetmiş olan Prof. Dr. Polat Dursun tarafından hazırlanmıştır. Hacettepe Üniversitesi'nde uzmanlığını tamamlayan, Almanya (Leipzig ve Berlin Charite), Fransa (Oscar Lambret Cancer Center) ve İtalya'da (European School of Oncology) ileri eğitim alan Prof. Dr. Dursun; Türkiye'deki HPV tipleri ve sıklığı konusunda uluslararası literatüre geçmiş çalışmaların sahibidir. PubMed'e giren 100'den fazla yayını ve 3.300'ü aşkın akademik atıfı bulunmaktadır.
Siğil ya da HPV pozitif sonuç için vakit kaybetmeden Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşün.