Op. Dr. Polat Dursun, rahim kanseri ameliyatı tedavisi ve süreçleri hakkında merak edilen tüm soruları yanıtlıyor.
Rahim kanseri ameliyat öncesi hazırlık, cerrahi tedavi yöntemleri ve ameliyat sonrası iyileşme süreci hakkında doğru bilgiye ulaşmak kritik önem taşır. Aşağıdaki videolarda, rahim kanseri ameliyatı ve tedavi süreçleriyle ilgili detaylı bilgileri Op. Dr. Polat Dursun'dan dinleyebilirsiniz.
Rahim kanseri ameliyatı (histerektomi), kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser türü olan endometrium kanserinin birincil tedavi yöntemidir. Ameliyat ortalama 1,5–2 saat sürer; hastalar genellikle 1–2 gün hastanede kalır ve 1 hafta içinde günlük yaşantılarına döner. Açık, laparoskopik (kapalı) ve robotik olmak üzere üç farklı yöntemle gerçekleştirilebilir.
Rahim kanseri ya da tıbbi adıyla endometrium kanseri, rahmin iç zarını oluşturan endometrium hücrelerinin kontrolsüz ve anormal biçimde çoğalması sonucunda gelişir. Türkiye'de ve dünyada kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser türüdür. Tanı koyma yaş ortalaması 63 olmakla birlikte vakaların yaklaşık %10'u menopoz öncesi dönemde ortaya çıkmaktadır.
Rahim kanseri iki ana alt grupta incelenir:
En sık görülen alt tiptir (%80). Obezite, hipertansiyon ve diyabetin eşlik ettiği hasta profilinde daha yaygındır. Görece iyi seyirlidir.
Daha az görülür ancak daha agresif seyirlidir. Klasik risk faktörleri eşlik etmeyebilir. Daha kapsamlı tedavi gerektirebilir.
Rahim kanserini erken evrede yakalamak, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır. En net uyarı işareti menopoz sonrası vajinal kanamalardır.
Rahim kanseri gelişiminde rol oynayan başlıca risk faktörleri şunlardır:
Rahim kanseri tanısında birden fazla yöntem birlikte kullanılır:
Vajinal ultrason ile endometrium kalınlığı ve rahim içi kitle varlığı değerlendirilir. Endometrium kalınlığı eşik değerini aştığında ileri tetkik gerekir.
Rahim iç zarından doku örneği alınarak patolojik inceleme yapılır. Kesin tanı için altın standarttır. Anestezi gerektirmez, ayaktan uygulanabilir.
İnce bir optik kamera ile rahim içinin doğrudan görüntülenmesi ve biyopsi alınmasıdır. Anormal kanama şikayetlerinde tercih edilir.
Biyopsinin yeterli olmadığı durumlarda rahim içinin kazınarak kapsamlı doku örneği alınmasıdır.
Kanser tanısı kesinleştikten sonra tümörün boyutu, rahim duvarına yayılım derinliği ve uzak organ metastazı araştırılır. Bu bulgular ameliyat planını doğrudan etkiler.
Rahim kanseri 4 evrede sınıflandırılır. Evreleme hem ameliyat kararını hem de ameliyat sonrası tedavi planını belirler:
Ameliyat öncesi doğru hazırlık hem cerrahi güvenliği artırır hem de iyileşme sürecini hızlandırır. Prof. Dr. Polat Dursun'un uyguladığı standart hazırlık protokolü şu adımları kapsar:
Tomografi veya PET-BT ile uzak organ metastazı (akciğer, karaciğer) araştırılır. Yaygın tutulum şüphesi yoksa ameliyat planına geçilir.
Aspirin, plavix, kumadin gibi kan sulandırıcılar ameliyattan en az 3–5 gün önce kesilir; uygun düşük molekül ağırlıklı heparin preparatına geçilir.
Diyabet ve hipertansiyon ameliyat öncesinde kontrol altına alınır. Kalp, akciğer veya karaciğer hastalığı varsa ilgili branş uzmanı değerlendirmesi yapılır.
Anesteziyolog tarafından ameliyat öncesinde kapsamlı değerlendirme yapılır. Risk faktörleri belirlenerek en uygun anestezi yöntemi planlanır.
Tam kan sayımı, biyokimya, koagülasyon testleri, EKG ve akciğer grafisi standart preoperatif değerlendirmenin parçasıdır.
Rahim kanseri ameliyatı üç farklı teknikle gerçekleştirilebilir. Yöntem seçimi; hastanın genel durumu, kanserin evresi, tümörün boyutu ve merkezin teknolojik altyapısına göre belirlenir.
Karın ortasından yapılan dikey bir kesiyle gerçekleştirilir. İleri evre ya da yaygın yayılım şüphesi olan vakalarda tercih edilir.
Karına açılan küçük deliklerden yerleştirilen kamera ve aletlerle gerçekleştirilir. Erken ve orta evre rahim kanserlerinde standart yöntemdir.
Robotik sistem yardımıyla laparoskopik teknik çok daha hassas bir şekilde uygulanır. Infrared kamera sistemi sentinel lenf nodu tespitini kolaylaştırır.
Rahim kanseri ameliyatı (histerektomi) birden fazla cerrahi adımı içeren kapsamlı bir prosedürdür:
Total histerektomi ile rahim alınır; aynı seansta her iki yumurtalık ve tüpler de (bilateral salpingo-ooforektomi) çıkarılır. Bu işlem östrojen kaynağını ortadan kaldırarak nükse karşı koruyucu etki sağlar.
Ameliyat başında karın boşluğuna serum fizyolojik verilerek geri alınan sıvı patolojik incelemeye gönderilir. Bu işlem gizli yayılımı tespit etmek için yapılan evreleme adımıdır.
Çıkarılan rahim, ameliyat sırasında anında patolog tarafından incelenir. Tümörün rahim duvarına yayılım derinliği (myometrial invazyon yüzdesi) ve histolojik tipi tespit edilir. Bu bulgu, aynı seansta lenf bezi çıkarılıp çıkarılmayacağına karar verilmesini sağlar.
Frozen bulgularına göre pelvik ve/veya paraaortik lenf bezleri değerlendirilir. Uygun altyapı ve deneyim varsa tüm lenf bezleri yerine sentinel lenf nodu (uydu lenf bezi) tekniği ile daha az kapsamlı ama eşit doğrulukta değerlendirme yapılır. Bu yöntem ameliyat süresini kısaltır, kanama ve uzun vadede lenfödem gelişme riskini azaltır.
Bağırsakları örten yağ dokusu olan omentum, seröz tip gibi agresif tümörlerde incelenerek gerekirse çıkarılır. Bağırsak yayılımı son derece nadir görülür; kalıcı ostomi gerekmesi çok istisnai bir durumdur.
Modern kapalı cerrahi teknikler sayesinde rahim kanseri ameliyatı sonrası iyileşme süreci artık çok daha konforlu ve hızlıdır. Prof. Dr. Polat Dursun'un hastalarında gözlemlenen tipik iyileşme takvimi:
Ameliyattan sonra alınan tüm dokular patoloji laboratuvarında kapsamlı biçimde incelenir. Sonuçlar genellikle 1–2 hafta içinde raporlanır. Ek tedavi kararı bu sonuçlara göre verilir:
Vajina kubbesine lokal radyasyon uygulamasıdır. Evre 1–2 hastalarda, nüksü önlemek amacıyla en sık kullanılan ek tedavidir. Kısa süreli, ayaktan uygulanabilir.
Pelvik bölgeye dışarıdan radyasyon verilir. Lenf bezi tutulumu veya evre 3 hastalarda uygulanır. Radyasyon Onkolojisi bölümü tarafından planlanır.
Yüksek grade'li (Grade 3), seröz veya berrak hücreli tümörlerde ve ileri evre hastalıkta uygulanır. Çoğunlukla radyoterapi ile kombine edilir.
MMR eksikliği (MSI-H) veya belirli moleküler özelliklere sahip tümörlerde nivolumab, pembrolizumab gibi immünoterapi ajanları kullanılabilir.