HPV (Human Papillomavirus) için onaylanmış bir antiviral ilaç henüz mevcut değildir. Tedavi; virüsün yol açtığı lezyonlara — genital siğil, yüksek dereceli hücre değişiklikleri (CIN 2-3 / HSIL), rahim ağzı kanseri öncülü değişiklikler — yönelik uygulanır. Vakaların yaklaşık %80-90'ında bağışıklık sistemi HPV'yi 1-2 yıl içinde vücuttan temizler; kalan olgularda uzman jinekolog takibi ve müdahalesi gerekir.
HPV (Human Papillomavirus), 72 kapsomerden oluşan zarfsız bir DNA virüsüdür. Deri ve mukozalarda tespit edilen bu virüsün 200'den fazla tipi bulunmakta olup bunların %40'ı anogenital epitelde görülür. Cinsel yolla en sık bulaşan enfeksiyonlar arasında yer alır; ABD verilerine göre toplumun yaklaşık %15'i HPV ile enfekte olup yaşam boyu bulaşma oranı %75 olarak bildirilmektedir.
HPV bulaşmasında en önemli risk faktörü cinsel aktivitedir. Partner sayısı arttıkça risk yükselir. Özellikle menarşa yakın dönemde cinsel ilişkiye başlamış kadınlar en yüksek risk grubundadır; bu dönemde servikal transformasyon zonundaki immatür metaplazi, çeşitli faktörlere çok daha duyarlıdır. Genç cinsel aktif kadınlarda HPV görülme sıklığı %80'e ulaşmaktadır. HPV'nin zirve insidansı 20-25 yaşları arasında ortaya çıkmakta ve büyük bölümü kendiliğinden gerilemektedir.
HPV tipleri, servikal kanser gelişimi açısından yüksek riskli ve düşük riskli olarak sınıflandırılmaktadır.
15 anogenital HPV tipi yüksek riskli olarak tanımlanmıştır: 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82. HPV 16 ve 18 rahim ağzı kanserlerinin büyük bölümünden sorumludur; HPV 16 için kanser risk oranı 434 kat, HPV 18 için 248 kat artmaktadır.
HPV 26, 53 ve 66 "olası yüksek riskli" olarak kabul edilmektedir. Bu tipler de düzenli takip gerektirmekle birlikte kanser geliştirme potansiyelleri kesin yüksek riskli tiplere kıyasla daha düşüktür.
Genital siğil (kondilom) oluşturur; kanser riski taşımazlar. Ancak bulaşıcılık ve estetik rahatsızlık nedeniyle tedavi gerektirir. Yakma, dondurma veya lazer ile giderilebilir.
Gardasil 9 aşısı 9-45 yaş arası hem kadın hem erkeklere uygulanabilir. Aşı mevcut virüsü vücuttan atmaz; sonraki temaslara karşı en etkili koruma yöntemidir. Yüksek riskli HPV tipleri ile enfekte olan kadınlarda HPV viral klerensi 8-14 ayda, düşük riskli tiplerde 5-6 ayda gerçekleşir.
HPV DNA testi (tip tayini dahil), Pap Smear (sitoloji), kolposkopi ve serviks biyopsisi ile tanı konulur. HPV 16-18 pozitifliğinde mutlaka kolposkopi yapılmalıdır. ASCUS, LSIL, HSIL, ASC-H, AGC smear sonuçlarında deneyimli jinekolog değerlendirmesi şarttır.
HPV nadiren doğum sırasında bebeğe geçer (laringeal papillomatozis). Gebelik sürecinde HPV takibi kesilmemeli; uzman jinekolog yönlendirmesiyle yönetilmelidir.
HPV enfeksiyonu çoğu zaman belirti vermez. Gözle görülür siğil oluşturabilir ya da genital bölgede renk değişikliklerine yol açabilir. Asıl önemli olan, rahim ağzında oluşturduğu görülemeyen hücresel çoğalmalardır. Bunlar tanınıp tedavi edilirse sorun oluşturmaz; ancak doktora gidilmezse rahim ağzı kanserine dönüşebilir.
Servikal transformasyon zonundaki immatür skuamöz metaplazi, malign transformasyon için en fazla risk taşıyan bölgedir. Fetal dönem, puberte sonrası yıllar ve gebelik, bu bölgenin en aktif olduğu dönemlerdir.
Kolposkopi; anormal sitoloji sonucu olan hastalarda rahim ağzı kanseri öncülü olabilecek lezyonların ileri incelenmesi için kullanılan büyütme yöntemidir. Kolposkop adı verilen ışıklı alet, rahim ağzının çıplak gözle görülemeyen ayrıntılarını net biçimde ortaya koyar; şüpheli alanlara boya uygulanarak biyopsi alınacak bölgeler belirlenir.
HPV virüsünü doğrudan hedefleyen onaylanmış bir antiviral ilaç bugün itibarıyla mevcut değildir. Tedavi; virüsün yol açtığı lezyonlara ve bağışıklık sisteminin desteklenmesine yönelik yapılır.
Prof. Dr. Dursun, HPV hakkında en çok merak edilen soruları eğitim amaçlı kısa videolarda yanıtlıyor.







Prof. Dr. Polat Dursun, ulusal televizyon programlarında HPV ve jinekolojik kanserler konusundaki uzmanlığını kamuoyuyla paylaşıyor.
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
TVTelevizyon Programı
HPV alındığında çoğu kişi herhangi bir belirti yaşamaz. Vakaların %80-90'ında bağışıklık sistemi virüsü 1-2 yıl içinde temizler. Bir kısım vakada ise virüs genital siğil ya da rahim ağzında hücre değişikliklerine (CIN 1-2-3) yol açabilir. Bu nedenle HPV pozitif çıkan her kadın uzman jinekolog tarafından değerlendirilmeli ve takip planı oluşturulmalıdır.
HPV, cinsel temas ve cilt-cilt teması yoluyla bulaşan 200'den fazla tipi olan bir virüstür. Tam cinsel ilişki şart değildir; virüslü bölgenin herhangi bir mukoza ya da cilt ile teması yeterlidir. Prezervatif riski azaltır ancak tam koruma sağlamaz.
HPV çok yaygın bir virüstür; cinsel aktif nüfusun büyük çoğunluğu hayatının bir döneminde HPV ile karşılaşır. Vakaların büyük bölümünde vücut virüsü kendiliğinden temizler. Ancak yüksek riskli tipler (16, 18) takipsiz bırakıldığında kanser öncülü değişikliklere zemin hazırlayabilir. Bu nedenle korku değil, düzenli takip ve uzman kontrolü esastır.
HPV 16 veya 18 pozitifliğinde kolposkopi zorunludur. Diğer yüksek riskli tiplerde kolposkopi ve smear beraber değerlendirilir. Smear normal ise düzenli yıllık takip önerilir. Siğil varsa doktor kontrolünde tedavi planlanır. Uzman jinekolog randevusu almak en doğru adımdır.
Evet, vakaların büyük bölümünde bağışıklık sistemi HPV'yi 1-2 yıl içinde vücuttan temizler. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak bu süreci destekler. Lezyon oluşmuşsa tedaviyle giderilebilir; düzenli takip hayat kurtarıcıdır.
HPV 16 ve HPV 18, rahim ağzı kanserlerinin büyük bölümünden sorumludur. HPV 16 için kanser riski 434 kat, HPV 18 için 248 kat artar. Bu iki tip aynı zamanda vajina, vulva, penis, anal bölge ve orofarinks kanserlerinde de saptanabilir. Nobel ödüllü bilim insanı Harald zur Hausen bu ilişkiyi kanıtlamıştır.
HPV ilişkiyi tamamen yasaklamaz; ancak siğil tedavisi sonrası 2-3 hafta beklenmesi, prezervatif kullanımı ve partnerin değerlendirilmesi önerilir. Uzman jinekolog takibinde ilişki sürdürülebilir.
Virüsü doğrudan hedefleyen bir ilaç bulunmamaktadır. Bağışıklık sistemi güçlü kişilerde HPV 1-2 yıl içinde kendiliğinden temizlenir. Siğil varsa tedaviyle giderilebilir; CIN 2-3 ise LEEP veya konizasyon ile tedavi edilir. Düzenli takip ve smear ile HPV'nin yarattığı tehlikeden korunmak mümkündür.
Hayır, HPV olan erkek her durumda ölüm riski taşımaz. Düşük riskli tiplerden kaynaklanan siğil tedavi edilebilir bir durumdur. Yüksek riskli tiplerde penis ve anal kanser riski çok nadir artabilir. Erkekler de HPV aşısı yaptırmalı ve siğil varlığında üroloji uzmanına başvurmalıdır.
Siğiller tedavi edildikten ve virüs bağışıklık sistemi tarafından baskılandıktan sonra bulaşıcılık büyük ölçüde azalır. HPV DNA testinin negatifleşmesi en güçlü göstergedir; ancak latent kalma ihtimali nedeniyle kesin bir süre belirtmek güçtür.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uzmanlığını tamamlayan Prof. Dr. Dursun; Almanya (Leipzig Üniversitesi, Berlin Charite), Fransa (Oscar Lambret Cancer Center) ve İtalya'daki (European School of Oncology) ileri eğitimlerini tamamlamıştır. ESGO tarafından "European Gynecologic Oncologist" diplomasıyla ödüllendirilmiş, "Textbook of Gynecological Oncology" adlı Avrupa ders kitabının editörleri arasında yer almıştır. HPV sıklığı, HPV tipleri ve Türkiye'deki sitoloji anormallikleri konusunda uluslararası literatürde ilk çalışmaları yapan ve yayınlayan isimler arasındadır.
Prof. Dr. Dursun, Türkiye'deki HPV sıklığı ve servikal sitoloji anormallikleri konusunda uluslararası literatüre katkı sağlamış çalışmaların sahibidir.
HPV pozitif sonuç veya smear anomalisi durumunda zaman kaybetmeden Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşün. Ankara'da yüz yüze muayene için randevu alabilirsiniz.