Yumurtalık kanseri tedavisi; cerrahi (ameliyat) ve kemoterapi kombinasyonundan oluşur. Erken evrede cerrahi tek başına yeterli olabilirken, ileri evrede kapsamlı debulking ameliyatı ile ardından platin bazlı kemoterapi uygulanır. Hedefe yönelik tedaviler (PARP inhibitörleri) ve immünoterapi özellikle nüks ve BRCA mutasyonu olan vakalarda devreye girer. Tedavinin başarısı doğrudan cerrahın jinekolojik onkoloji deneyimiyle orantılıdır.
Yumurtalık kanseri (over kanseri), yumurtalık hücrelerinden kaynaklanan ve kadın kanserleri arasında en yüksek ölüm oranına sahip olan malign bir tümördür. Üç temel tip görülür: epitelyal over kanseri (en sık, tüm vakaların yüzde 90'ı), germ hücreli tümörler ve seks kord stromal tümörler.
Hastalığın en kritik özelliği sessiz seyredir: erken evrede neredeyse hiç belirti vermez. Hastaların yüzde 70-80'i evre 3 veya evre 4'te tanı alır; bu da tedavi başarısını ve yaşam süresini doğrudan olumsuz etkiler. Oysa evre 1'de yakalanan yumurtalık kanserinde beş yıllık sağkalım yüzde 90'ın üzerindedir.
Yumurtalık kanseri tanısı aldığınızda ilk yapacağınız şey, bu alanda derin deneyimi olan bir jinekolojik onkologa başvurmaktır. İlk ameliyatı yapan cerrahın uzmanlığı, uzun dönem sağkalımın en önemli belirleyicisidir.
Yumurtalık kanseri tedavisi, hastalığın evresine, histolojik tipine, hastanın genel sağlık durumuna ve BRCA/genetik profiline göre kişiye özel planlanır. Temel tedavi bileşenleri şunlardır:
Tedavinin temel taşıdır. Rahim, yumurtalıklar, tüpler ve büyük omentum çıkarılır. Görünür tümörün tamamen alınması (optimal debulking) en kritik hedeftir.
Ameliyat öncesi (neoadjuvan) veya sonrası (adjuvan) uygulanır. Karboplatin ve paklitaksel birlikte kullanılan standart rejimdir.
BRCA mutasyonu olan vakalarda PARP inhibitörleri (olaparib, nirapib) nüks riskini anlamlı biçimde azaltır. Bevacizumab da kombine edilebilir.
Tekrarlayan ve tedaviye dirençli vakalarda PD-1/PD-L1 inhibitörleri değerlendirilen seçenekler arasındadır.
Ameliyat sırasında karın içine doğrudan uygulanan ısıtılmış kemoterapi ilacıdır. Uygun seçilmiş vakalarda yaşam süresini uzatan bir seçenektir.
Yumurtalık kanserinde nadiren kullanılır; bazı özel durumlarda hedeflenmiş tedavi olarak eklenebilir.
Ameliyat, yumurtalık kanserinin hem tanı hem tedavisinde altın standarttır. İki temel cerrahi yaklaşım uygulanır:
Kanserin vücuttaki yayılımını belirlemek amacıyla yapılır. Rahim, iki taraf yumurtalık ve tüpler, büyük omentum, lenf bezleri ve gerektiğinde periton yüzeylerinden doku örnekleri alınır. Bu cerrahi, doğru tedavi planlaması için zorunludur.
Gözle görünür tümör dokusunun olabildiğince tamamen çıkarıldığı kapsamlı ameliyattır. "Optimal debulking" terimi, artık tümör bırakılmaksızın yapılan cerrahiyi tanımlar. Araştırmalar, artık tümör olmadığında kemoterapinin çok daha etkili çalıştığını ve yaşam süresinin anlamlı biçimde uzadığını ortaya koymaktadır.
Yumurtalık kanserinde sağkalımı etkileyen tek en önemli faktör, ilk ameliyatta optimal debulking sağlanmasıdır. Bu nedenle ilk cerrahinin doğru uzmanlık alanından, jinekolojik onkologdan yapılması hayati öneme sahiptir.
Hastalık yalnızca yumurtalıklara sınırlıdır. Evreleme cerrahisi + bazı vakalarda adjuvan kemoterapi. 5 yıllık sağkalım yüzde 90+.
Pelvik organlara yayılım. Debulking cerrahisi + karboplatin-paklitaksel kemoterapisi standart tedavidir.
Karın boşluğuna yayılım. Primer veya interval debulking + kemoterapi + gerekirse HIPEC. En sık karşılaşılan evredir.
Uzak metastaz. Neoadjuvan kemoterapi → interval debulking → adjuvan kemoterapi + hedefe yönelik tedavi kombinasyonu.
Yumurtalık kanseri kemoterapisinde iki temel yaklaşım uygulanmaktadır:
Kemoterapi süreci jinekolojik onkolog ile medikal onkolog iş birliğiyle yürütülür. Hangi ilacın, ne dozda ve kaç siklus kullanılacağına hastalığın evresine, histolojik tipine ve BRCA durumuna göre birlikte karar verilir.
Son on yılda yumurtalık kanseri tedavisinde en büyük devrim hedefe yönelik tedaviler alanında yaşanmıştır. Özellikle BRCA1/2 gen mutasyonu taşıyan hastalarda PARP inhibitörleri (olaparib, nirapib, rükaprib) nüks riskini anlamlı biçimde azaltmakta ve progresyonsuz sağkalımı uzatmaktadır.
BRCA mutasyonu taşımayan hastalarda da homolog rekombinasyon eksikliği (HRD) testi pozitifliği PARP inhibitörü kullanımına rehberlik edebilir. Bu nedenle tüm yumurtalık kanseri hastalarında genetik test, artık standart bakımın ayrılmaz bir parçasıdır.
İleri evre yumurtalık kanserinin en zorlu yanlarından biri yüksek nüks oranıdır. İlk tedaviden sonra yüzde 70-80 oranında nüks gelişir; ortalama nüks zamanı 12-24 aydır. Nüks tedavisinde kritik belirleyici "platinyum duyarlılığıdır":
| Nüks Tipi | Tanım | Tedavi Yaklaşımı |
|---|---|---|
| Platinyuma duyarlı nüks | Son kemoterapiden 6+ ay sonra nüks | Platinyum bazlı kemoterapi + PARP inhibitörü / bevacizumab |
| Platinyuma dirençli nüks | Son kemoterapiden 6 ay içinde nüks | Platinyum dışı rejimler, immünoterapi, klinik çalışma |
| Platinyuma refrakter | Kemoterapi sırasında hastalık ilerledi | Destek bakım, klinik çalışma, hedefe yönelik seçenekler |
Yumurtalık kanseri tanısı aldınız mı? Tedavi planınız için Ankara'da jinekolojik onkolog Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşün.
WhatsApp ile Randevu Al Hemen Ara – 0534 517 05 56Yumurtalık kanseri ameliyatı, standart bir jinekolojik girişimin çok ötesinde kapsamlı anatomik bilgi ve cerrahi deneyim gerektirir. Debulking cerrahisinde rahim, tüpler ve yumurtalıkların yanı sıra büyük omentum, periton yüzeyleri, bağırsak, diyafragma ve lenf bezleri de değerlendirme kapsamına girer.
Araştırmalar açıkça ortaya koymaktadır: yumurtalık kanseri ameliyatı jinekolojik onkolog tarafından yapıldığında hem optimal debulking oranı hem de uzun dönem sağkalım anlamlı biçimde daha iyidir. İlk cerrahın kim olduğu, hastalığın seyrini doğrudan belirler.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı | Ankara
25 yılı aşkın klinik deneyim. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, European School of Oncology bursuyla Almanya Leipzig Üniversitesi'nde ileri cerrahi eğitimi. Yumurtalık kanseri evreleme, debulking cerrahisi ve kemoterapi planlamasında Ankara'nın önde gelen uzmanlarından biri. İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı şehirlerinden hastalar Ankara kliniğinde değerlendirilmektedir.
+90 534 517 05 56 | Platin Tower, Söğütözü / Ankara
Ankara Söğütözü kliniğimizde yumurtalık kanseri tanısı alan ya da şüpheli bulguyla başvuran her hasta için kapsamlı bir değerlendirme ve tedavi planlama süreci yürütülmektedir. Transvajinal ultrasonografi, CA-125, HE4 ve ROMA skoru ile tanı desteklenmekte; pelvik MR ile yayılım haritası çıkarılmaktadır. Cerrahi planlama multidisipliner yaklaşımla yapılmakta; gerektiğinde genel cerrahi ve medikal onkoloji uzmanlarıyla iş birliği kurulmaktadır.
Kliniğimize Ankara'nın yanı sıra İstanbul, İzmir ve Türkiye'nin birçok şehrinden de hastalar başvurmaktadır. Her hastanın BRCA mutasyon profili ve genetik özellikleri değerlendirilerek PARP inhibitörleri dahil en güncel tedavi seçenekleri planlamaya dahil edilmektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı kılavuzları ve uluslararası jinekolojik onkoloji standartları doğrultusunda kanıta dayalı tıp anlayışıyla çalışıyoruz.
Yumurtalık kanseri tedavisi için Ankara'da Prof. Dr. Polat Dursun ile görüşün. İstanbul ve tüm Türkiye'den hasta kabul edilmektedir.
WhatsApp ile Randevu Al Instagram'dan Bilgi Al