Miyom ve Miyom Tedavisi Ankara – 2026

Miyom nedir?

Miyom (leiomyom, uterin fibroid), rahimin kas dokusundan gelişen iyi huylu tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yüzde 20-40’ında görülür. Boyutu ve konumuna göre aşırı adet kanaması, pelvik ağrı ve kısırlığa yol açabilir. Tedavi; izlem, ilaç, laparoskopik miyomektomi (kapalı cerrahi), histeroskopik miyomektomi veya histerektomi şeklinde kişiye özel planlanır.

Miyom Nedir?

Miyom (tıbbi adıyla leiomyom veya uterin fibroid), rahimin kas tabakasından (miyometrium) kaynaklanan, iyi huylu (benign) tümörlerdir. Halk arasında myom, fibromiyom, fibroid ya da rahim miyomu olarak da bilinir. Gözle görülemeyecek kadar küçük milimetrik boyutlardan, rahmin şeklini bozabilecek büyüklüklere kadar değişebilir; tek ya da çok sayıda olabilirler.

Miyomlar östrojen hormonuna duyarlıdır. Bu nedenle üreme çağında büyüme eğiliminde iken menopozda hormon düzeylerinin azalmasıyla küçülme ya da gerileme eğilimi gösterirler. Kansere dönüşme riski son derece düşük olup bu olasılık yüzde 0,04-0,29 arasında bildirilmektedir.

Miyomlar östrojen hormonuna bağımlı tümörlerdir. Gebelikte büyüyebilir, menopozda ise östrojenin azalmasıyla küçülme eğilimi gösterirler.

Miyom Ne Sıklıkta Görülür?

Miyomlar kadınlarda en sık görülen jinekolojik tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 20-40’ında herhangi bir belirti vermeksizin miyom saptanabilir. Premenapozal dönemde bu oran yüzde 40’a çıkmakta, otopsi çalışmalarında ise yüzde 50 düzeyine ulaştığı görülmektedir. Ultrasonografi ve MR görüntülemenin günümüzde yaygınlaşmasıyla daha genç yaşlarda da miyomlar tespit edilebilmektedir.

Üreme çağında %20-40En sık 35-50 yaş arasıSiyah kadınlarda 3 kat daha sıkÇoğunlukla belirti vermezPremenopozal dönemde %40

Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomların yaklaşık yarısı hiçbir belirti vermez; rutin jinekolojik muayene ya da ultrasonografide tesadüfen saptanır. Belirti veren miyomlarda şikayetlerin şiddeti büyük ölçüde miyomun boyutuna, sayısına ve rahim içindeki konumuna göre değişir.

Adet Kanaması

Aşırı, uzun süren ve ağrılı adet kanamaları; demir eksikliği anemisi en sık görülen şikayettir.

Pelvik Ağrı

Kasık, bel ve alt karın bölgesinde baskı hissi, kronik veya kramp tarzı ağrı. Adet dışı ara kanama olabilir.

İdrar Sorunları

Mesaneye bası sonucu sık idrara çıkma, idrarı tam boşaltamama hissi, nadiren idrar retansiyonu.

Bağırsak Sorunları

Arkaya yerleşen miyomlarda bağırsağa bası ile kabızlık ve dışkılama güçlüğü.

Kısırlık ve Düşük

Rahim içine uzanan miyomlar gebe kalmayı zorlaştırabilir, tekrarlayan düşüklere neden olabilir.

Karında Kitle

Büyük miyomlarda karında ele gelen şişlik hissi; zayıf hastalarda görünür karın büyümesi olabilir.

Kasık ağrısı ile birlikte adet düzensizliği veya kanama yoğunluğunda artış varsa miyom açısından mutlaka bir jinekoloji uzmanına başvurulması önerilir. Erken tanı tedavi seçeneklerini genişletir.

Miyom belirtileri ve ameliyatı – CNN Türk

Miyom Tipleri – Rahim İçindeki Yerleşime Göre

Miyomlar, rahimdeki yerleşim yerlerine göre dört ana grupta incelenir. Bu sınıflandırma hem belirtilerin niteliğini hem de tedavi yönteminin seçimini doğrudan etkiler:

Miyom TipiYerleşim YeriBaşlıca Etkisi
Submüköz MiyomEndometriumun hemen altı, rahim içine doğruAşırı kanama, kısırlık, düşük riski – en sık belirti veren tip
İntramural MiyomRahim duvarı içi (kas tabakası)En sık görülen tiptir; kanamaları artırır, rahmin simetrik büyümesine yol açar
Subseröz MiyomRahimin dış yüzeyi, karın boşluğuna doğruBüyüyene kadar belirti vermeyebilir; çevre organlara bası yapabilir
Servikal MiyomRahim boynu (serviks) kas dokusuNadir; idrar ve bağırsak sorunları, kısırlık, kanama

Miyom ve Endometriozis Tedavisi – Prof. Dr. Polat Dursun

Adet düzensizliği, miyom ve kist – TRT Avaz

Miyom Tanı Yöntemleri

Miyom tanısı çoğunlukla jinekolojik muayene ile başlar; görüntüleme yöntemleriyle kesinleştirilir. Klinik pratiğimizde tanı aşamasında aşağıdaki yöntemleri kullanmaktayız:

  • 1Jinekolojik Muayene: Pelvik muayenede rahim büyümesi, sertlik ya da düzensizlik hissedilebilir. Büyük miyomlar karın bölgesinde kitle olarak fark edilebilir.
  • 2Ultrasonografi (USG): Miyom tanısında en sık kullanılan yöntemdir. Vajinal (transvajinal) ya da karın üzerinden (abdominal) yapılabilir. Miyomun yeri, sayısı ve boyutu saptanır.
  • 3Manyetik Rezonans (MR): Miyomların sayısını, konumunu, dejenerasyon durumunu ve çevre dokularla ilişkisini yüksek doğrulukla gösterir. Özellikle cerrahi planlamasında yol göstericidir.
  • 4Salin İnfüzyon Sonografi (SİS): Rahim içine ince kanülden sıvı verilerek yapılan bu görüntüleme, özellikle rahim içi (submüköz) miyomların ayrıntılı değerlendirilmesinde kullanılır.
  • 5Histeroskopi: İnce kamera sistemiyle rahim içinin doğrudan görüntülenmesidir. Submüköz miyomların hem tanısında hem de tedavisinde kullanılabilir.
  • 6Dilatasyon ve Küretaj (D&K): Anormal uterin kanamanın incelenmesinde, endometrial örnekleme amacıyla uygulanan geleneksel bir yöntemdir. Günümüzde büyük ölçüde yerini endometrial biyopsi ve histeroskopiye bırakmıştır; ancak bazı durumlarda tanı ve tedavi amacıyla uygulanmaya devam etmektedir.

Dilatasyon ve Küretaj (D&K) Nedir?

Dilatasyon ve küretaj (D&K ya da eski adıyla kazıma), rahim ağzının (serviks) genişletilmesi ve ardından rahim içi tabakanın (endometrium) özel aletlerle kazınması işlemidir. Geçmişte anormal uterin kanamaların araştırılmasında yaygın biçimde kullanılan bu yöntem, günümüzde büyük ölçüde daha güvenilir ve görüntü destekli yöntemler olan endometrial biyopsi ve histeroskopinin gerisinde kalmıştır.

D&K işleminin kullanıldığı başlıca durumlar şunlardır:

  • Açıklanamayan anormal uterin kanamaların araştırılması
  • Endometrial poliplerin tanı ve çıkarılması (küretaj sırasında tespit edilirse)
  • Tamamlanmamış düşük (abortus inkomplet) tedavisi
  • Anormal patoloji şüphesinde doku örneklemesi
  • Bazı histeroskopik girişimlerle eş zamanlı uygulama

D&K tek başına bir tanı yöntemi olarak yetersiz kalabilir; histeroskopik inceleme eşliğinde yapılan D&K, rahim içi lezyonların hem tespitini hem de tedavisini çok daha etkili biçimde sağlar. Histeroskopik değerlendirme olmaksızın uygulanan D&K’da endometrial polipler, submüköz miyomlar veya diğer rahim içi patolojiler atlanabilir.

Miyom tedavisi – Prof. Dr. Polat Dursun

Miyom belirtileriniz için uzman değerlendirmesi almak ister misiniz? Ankara Söğütözü kliniğimizden randevu alın.

Randevu Al – WhatsApp Hemen Ara: 0534 517 05 56

Miyom Tedavisi – Yöntemler ve Kişiye Özel Planlama

Miyom tedavisi; miyomun boyutuna, sayısına, yerleşimine, hastanın yaşına, şikayetlerine ve en önemlisi çocuk sahibi olma isteğine göre kişiye özel olarak planlanır. Her miyom mutlaka tedavi gerektirmez. Ankara kliniğimizde ilk muayeneden itibaren kapsamlı bir değerlendirme süreci yürütülmekte; rahim ve doğurganlık koruma öncelikli tutumla en uygun yöntem belirlenmektedir.

İzlem ve Takip

Belirti vermeyen, küçük boyutlu miyomlar 3-6 aylık aralıklarla ultrasonografi ile takip edilebilir. Bu yaklaşımda hasta, karşılaşabileceği yeni belirtiler konusunda bilgilendirilir; miyomun boyutu ve konumu kayıt altına alınır. Menopoza yakın kadınlarda miyomların kendiliğinden küçülmesi beklenebileceğinden aktif tedavi ertelenebilir.

İlaç Tedavisi (Medikal Tedavi)

Günümüzde miyomları kalıcı olarak ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Hormonal ilaçlar (doğum kontrol ilaçları, progestinler) kanama ve ağrıyı geçici olarak kontrol altına almak için kullanılabilir. GnRH analogları (iğne tedavisi) geçici menopoz durumu oluşturarak miyomları geçici olarak küçültebilir; ancak 6 aydan uzun süre kullanımları önerilmez çünkü kemik erimesine (osteoporoz) yol açabilirler. Bu tedavi çoğunlukla ameliyat öncesi miyomu küçültmek ya da kansızlığı gidermek amacıyla uygulanır.

İlaç tedavisi miyomun varlığını sonlandırmaz; yalnızca şikayetleri geçici olarak hafifletir. Kesin tedavi için cerrahi değerlendirme şarttır. Miyomlarda bitkisel tedaviler, soğan kürü, hacamat veya sülükle tedavi bilimsel temelden yoksundur; zaman ve para kaybıdır, dahası karaciğer ve böbreklere toksik etki yapabilirler.

Laparoskopik Miyomektomi – Kapalı Miyom Ameliyatı

Günümüzde miyom tedavisinin altın standardı kabul edilen laparoskopik miyomektomi; karına küçük delikler açılarak miyomun, rahim korunarak çıkarıldığı minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Klinik pratiğimizde özellikle çocuk isteği olan ya da rahmini korumak isteyen hastalara öncelikle bu yöntemi önermekteyiz.

Laparoskopik miyomektominin açık cerrahiye göre başlıca avantajları; hastanede yatış süresinin kısalığı, kesi izi olmaması, yapışıklık riskinin çok daha az olması, iyileşme süresinin hızlılığı ve gebelik şansının korunmasıdır. Her kadın doğum hekimi laparoskopik miyom ameliyatı yapmaz; bu konuda deneyim son derece önemlidir.

Prof. Dr. Polat Dursun, son yıllarda bine yakın hastayı laparoskopik yöntemle başarıyla ameliyat etmiş, deneyimli bir jinekolojik cerrahtır. Miyom ameliyatlarında uygun hastalarda kapalı yöntemi tercih etmektedir. Kapalı cerrahiye uygunluk, mutlaka ultrasonografi ve gerektiğinde MR ile değerlendirme sonrası belirlenmektedir.

Miyomlarda kapalı ameliyat avantajları – Miyom Tedavisi Ankara

Laparoskopik miyom ameliyatının avantajları – Ankara

Laparoskopik miyom ameliyatı – Ankara

Histeroskopik Miyomektomi

Rahim içine uzanan submüköz miyomların tedavisinde tercih edilen bu yöntemde, vajinal yoldan rahim içine girilerek miyom herhangi bir kesi yapılmadan çıkarılır. Hastalar genellikle aynı gün ya da birkaç saat içinde taburcu edilebilir. Anormal uterin kanamanın en sık cerrahi çözümü olan histeroskopik miyomektomi, özellikle kısırlık ve tekrarlayan düşüklerde de etkin bir tedavi seçeneğidir.

Histeroskopi nedir, nasıl yapılır? – Polip ve miyom tedavisi

Histeroskopik Endometrial Ablasyon ve Rezeksiyon

Seçilmiş küçük submüköz miyomlarda, endometriuma doğru gelişim gösteren miyomların transkservikal koagülasyonu ve rezeksiyonu şeklinde uygulanır. Lokal anestezi koşullarında uygulanabilen bu yöntemde hastada menstrüel kanamanın düzelmesine bağlı olarak hemoglobin düzeylerinde önemli artışlar gözlemlenmektedir. Bu teknik, histerektomi gereksinimini de belirgin ölçüde azaltmaktadır.

Açık Miyomektomi (Laparotomi)

Çok sayıda, çok büyük veya zor konumdaki miyomlarda laparoskopik yöntemin uygun olmadığı durumlarda açık cerrahi tercih edilebilir. Batında yaklaşık 9-10 santimetrelik bir kesi ile gerçekleştirilen bu yöntemde miyomlar çıkarılırken rahim korunur. İyileşme süreci laparoskopiye kıyasla daha uzundur. Ameliyat sırasında kanamanın azaltılması için uygun turnike ve cerrahi teknikler kullanılır.

Vajinal Miyomektomi

Vajene doğmuş saplı submüköz miyomlarda uygulanabilen bu yöntemde, miyom vajinal yoldan çıkarılır. Tümörün enfekte ve nekrotik olması durumunda vajinal histerektomi tercih edilebilir.

Histerektomi – Rahmin Alınması

Histerektomi, rahimin tamamen çıkarıldığı ve miyomun kesin tedavisini sağlayan cerrahi yöntemdir. Çocuk isteği tamamlanmış, çok sayıda ya da çok büyük miyomu olan ve diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı vakalarda uygulanır. Abdominal, vajinal ya da laparoskopik olarak yapılabilir. Laparoskopik histerektomi, yapışıklık riski ve hastanede yatış süresi açısından açık yönteme önemli avantajlar sağlar.

Laparoskopik Leiomyoma Koagülasyonu (Miyolizis)

İlk kez 1986 yılında Almanya’da geliştirilen bu yöntemde miyomların damarsal desteği bozularak stromal hasar oluşturulur. İşlem öncesinde miyom boyutlarını küçültmek için genellikle 3 ay GnRH analoğu tedavisi uygulanır. Laparoskopik olarak yapılan bu girişim, uygun seçilmiş vakalarda etkin bir seçenek olabilmektedir.

Uterin Fibroid Embolizasyonu – Miyom Embolizasyonu

Sağ femoral arterden lokal anestezi altında girilerek miyomu besleyen damarlar, polivi nil alkol türevleri ya da jelatin sünger partikülleri aracılığıyla embolize edilir. Aynı işlem sol uterin artere de tekrarlanır. İşlemin genel anestezi gerektirmemesi, hastanın ameliyattan 6 saat sonra taburcu edilebilmesi ve karın açılmadığı için pelvik yapışıklıklara neden olmaması gibi avantajları bulunmaktadır.

Miyom embolizasyonunda miyom tamamen kaybolmaz; miyomun büyüklüğü azalır ve yol açtığı şikayetlerde düzelme olabilir, ancak miyom yerinde kalır ve zamanla yeniden büyüyebilir. Gebelik planlayan hastalarda bu yöntem dikkatli değerlendirilmeli; over fonksiyonlarına etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.

Miyom Tedavi Yöntemi Seçim Kılavuzu

Hasta ProfiliÖnerilen Yöntem
Belirti yok, küçük miyomDüzenli ultrason takibi (3-6 ay)
Çocuk isteği var, belirti veren miyomLaparoskopik miyomektomi (kapalı cerrahi)
Rahim içine uzanan submüköz miyomHisteroskopik miyomektomi
Çok sayıda büyük miyom, çocuk isteği yokHisterektomi veya miyom embolizasyonu
Ameliyat riski yüksek hastaEmbolizasyon veya medikal tedavi
Menopoz dönemiİzlem (miyomlar küçülme eğiliminde)
Küçük ve kanama yapan rahim içi miyomHisteroskopik miyomektomi veya ablasyon

Miyom Ameliyatı Sonrası – Nüks, İyileşme ve Cinsellik

Miyom ameliyatları riskli ameliyatlar değildir; ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi belirli riskler ve olası komplikasyonlar her zaman söz konusudur. Hastanın bu konuda ameliyat öncesinde doktoru tarafından bilgilendirilmesi esastır.

Miyomların ameliyat sonrası tekrarlama (nüks) riski yüzde 15-30 arasında değişmekte olup ortalama yüzde 20 civarında kabul edilmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrasında 6 aylık aralıklarla düzenli kontrole gidilmesi gereklidir. Miyomektomi sonrasında en az 6 ay gebe kalınmaması önerilir; aksi hâlde gebelik sırasında rahim yırtılması riski oluşabilir. Cinsel ilişkiye ise kanamanın durması, ağrının geçmesi ve hasta iyileştikten sonra, genellikle 3-6 hafta içinde yeniden başlanması önerilir.

Miyom tekrarlar mı? – Myom Tedavisi Ankara

Miyom kansere dönüşür mü?

Miyom ve Gebelik

Miyomlu hastaların büyük çoğunluğu normal gebe kalabilir ve sağlıklı bir gebelik geçirebilir. Kısırlık yaşayan kadınların yüzde 2-10’unda tek anormal bulgu olarak miyom tespit edilmektedir. Miyomların gebeliği olumsuz etkileyip etkilemediği tam olarak bilinmemekle birlikte, miyomektomi uygulamasının hastaların gebe kalma şansını artırdığı bilinmektedir.

Gebelik sırasında miyomlarda genellikle büyüme gözlemlenir; özellikle 2. ve 3. trimesterde östrojenin etkisiyle boyutlarda artış olabilir. En sık görülen komplikasyon kırmızı dejenerasyondur; bu durum, karın ağrısı, hassasiyet, bulantı ve hafif ateşle kendini gösterebilir. Yatakta istirahat ve uygun analjeziklerle çoğunlukla iyileşme sağlanır.

Miyomun serviks ya da ismus bölgesinde yerleşim göstermesi, sayısının çok ya da boyutunun büyük olması durumlarında fetal malprezentasyon ya da doğum eyleminin engellenmesi gibi komplikasyonlar nedeniyle acil sezaryen ve eş zamanlı miyomektomi uygulanabilir. Doğum sonrasında rahim kasılmasının etkilenebileceği göz önünde bulundurularak postpartum kanama konusunda dikkatli olunmalıdır.

Gebelik öncesi ve sırasında miyom – Miyom Tedavisi Ankara

Miyom ameliyatı sonrası doğum şekli – Miyom Tedavisi Ankara

Adenomyozis – Miyomla Karışabilen Önemli Bir Durum

Adenomyozis; endometrial stroma ve bezlerin rahim kas tabakası (miyometrium) içinde bulunmasıyla karakterize bir patolojidir. Etiyolojisi tam olarak bilinmemekte olup genellikle 30 yaş üstü, doğum yapmış kadınlarda ortaya çıkar. Histerektomi materyallerinde yüzde 8-40 oranında saptanmaktadır.

Adenomyozis hastalarının adet kanamaları uzun yıllardır bol ve pıhtılı olur. Adetleri son derece ağrılı geçer. Pelvik muayenede uterus normalden büyük, yumuşak ve özellikle premenstrüel dönemde hassas olarak palpe edilir. Tanıda ultrasonografi ve MR görüntüleme yardımcı olmakla birlikte en önemli adım hastalıktan şüphelenmektir.

Tedavi açısından; semptomların kontrol altına alınmasında oral kontraseptifler ve analjezikler kullanılabilir; ancak bu tedavi çoğu hastada yeterli sonuç vermez. Çocuk isteği olan hastalarda adenomyomektomi yapılabilir; kesin tedavi ise histerektomidir. Ameliyat istemeyen hastalarda rahim içi progesteron salgılayan araç takılabilir ya da hormonal ilaç tedavisi uygulanabilir, fakat bunlar geçici çözümlerdir.

Endometriozis ve miyom tanı ve tedavisi – TRT Haber

Endometrial Polip (Rahim İçi Polip)

Endometrial polip; endometrium yüzeyinden rahim boşluğuna çıkıntı gösteren, çeşitli büyüklüklerde tek ya da çok sayıda doku kitlesidir. Genellikle fundustan kaynaklanır; ender olarak servikal os’tan dışarıya kadar uzanabilir. 12-81 yaş arasında görülmekle birlikte çoğunlukla 29-59 yaş kadınlarda saptanır.

Poliplerin büyük çoğunluğu semptomsuz seyreder. Başlıca belirtileri; intermenstürüel kanama, düzensiz kanama, menoraji, adet öncesi ve sonrası kahverengi vajinal akıntı ve kısırlıktır. Rahim içi poliplerin kanserleşme ihtimali düşük olmakla birlikte sıfır değildir; bu nedenle özellikle postmenopozal kadınlarda polip varlığının ciddi değerlendirilmesi gerekir. Tedavi sonrası tekrarlama riski de göz ardı edilmemelidir.

Rahimde Polip Tanısı

Polip tanısında endometrial örnekleme, ultrasonografi ve histeroskopi kullanılmaktadır. Salin infüzyon sonografisi (SİS), rahim içi patolojilerin değerlendirilmesinde oldukça yardımcıdır. Histerografi’de endometrial konturda dolma defekti olarak görülebilir.

Dilatasyon ve Küretaj ile Polip Tedavisi

Endometrial poliplerin tedavisinde küretaj; rahim içi küret ve kavrama forsepsi kullanılarak yapılır. Çok büyük polipler tabanlarından makasla ayrılır. Küretaj sırasında polip varlığını gözden kaçırmamak için işlem öncesinde rahim boşluğu forsepsle explore edilmelidir. Tüm bu önlemlere karşın rahim içinde sağlam polip kalabilmekte; bu durum bazı vakalarda kalıcı menoraji nedeni olabilmektedir.

D&K tek başına uygulandığında poliplerin atlanma riski yüksektir. Histeroskopik değerlendirme olmaksızın yapılan küretajda, mobil polipler kolayca kaçırılabilmektedir. Bu nedenle klinik pratiğimizde polip tedavisinde histeroskopi eşliğinde müdahale altın standarttır.

Histeroskopik Polip Tedavisi

Histeroskopi, rahim içi patolojilerin hem tanısında hem de tedavisinde kullanılan, kesi gerektirmeyen modern bir yöntemdir. Vajinal yoldan rahim içine girilerek polip direkt görüş altında çıkarılır. Hasta birkaç saat içinde taburcu edilebilir ve ertesi gün günlük yaşamına dönebilir. Histeroskopik polip ameliyatları, Prof. Dr. Polat Dursun tarafından Ankara’da yıllardır başarıyla uygulanmaktadır.

Histeroskopi ve polip tedavisi – Ankara

Miyom Risk Faktörleri – Kimler Risk Altında?

  • Hormonal etki: Östrojen ve progesteron miyom büyümesini doğrudan etkiler. Gebelikte büyüme, menopozda küçülme bağlantıyı kanıtlar.
  • Genetik yatkınlık: Ailesinde miyom öyküsü bulunan kadınlarda risk belirgin biçimde artar.
  • Etnik köken: Siyah ırka mensup kadınlarda miyom hem daha sık hem de daha büyük ve erken yaşta görülür.
  • Beslenme ve yaşam tarzı: Aşırı kırmızı et, D ve A vitamini eksikliği, alkol tüketimi ve obezite risk artışıyla ilişkilendirilmektedir.
  • Erken menarş: Adet görmeye erken yaşta başlayan kadınlarda miyom riski daha yüksektir.
  • Doğum yapmamış olmak: Hiç doğum yapmamış kadınlarda miyom daha sık görülmektedir.
  • Kafein: Kafein tüketimi ile miyom arasında doğrudan ilişki gösterilmemiştir.

Menopozda Miyom Ne Olur?

Miyomlar östrojen hormonuna bağımlı olduğundan menopozla birlikte hormon düzeylerinin azalmasıyla küçülme ve gerileme eğilimi gösterirler. Bu nedenle menopoza yakın dönemdeki hastalarda cerrahi müdahale ertelenebilir; izlem yeterli olabilir. Ancak menopoz döneminde miyomda büyüme gözlemlenmesi, ender de olsa sarkom gibi malign dönüşüm ihtimalini gündeme getirdiğinden mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.

Ankara’da Miyom Tedavisi – Prof. Dr. Polat Dursun

Ankara miyom uzmanı Prof. Dr. Polat Dursun

Prof. Dr. Polat Dursun

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı

25 yılı aşkın klinik deneyim. Hacettepe Üniversitesi’nde uzmanlık, European School of Oncology bursuyla Almanya Leipzig’de ileri cerrahi eğitimi. Son yıllarda bine yakın hasta laparoskopik yöntemle başarıyla ameliyat edilmiştir.

Ankara Söğütözü kliniğimizde miyom, endometriozis, jinekolojik onkoloji ve laparoskopik cerrahi alanlarında hizmet vermektedir.

+90 534 517 05 56 | Platin Tower, 2176. Sk. No: 94/7 Söğütözü / Ankara

Ankara’da miyom tedavisi arayışındaki hastalarımızla ilk muayeneden itibaren kapsamlı bir değerlendirme süreci yürütmekteyiz. Miyomun boyutu, sayısı, yerleşimi ve hastanın bireysel sağlık profili bir bütün olarak ele alınarak en uygun tedavi yöntemi kişiye özel biçimde planlanmaktadır. Klinik yaklaşımımızda rahim ve doğurganlık koruma önceliklidir.

Güncel Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve T.C. Sağlık Bakanlığı kılavuzları doğrultusunda tanı ve takibimizi yürütmekteyiz.

Endometriozis ve miyom tanı tedavisi – TRT Haber

Sık Sorulan Sorular – Miyom ve Miyom Tedavisi Ankara

Miyom nedir, kanser midir?+
Miyomlar iyi huylu (benign) tümörlerdir ve kanserli değildir. Kansere dönüşme olasılığı yüzde 0,04-0,29 gibi son derece düşük bir orandadır. Menopozdan sonra büyüme gözlemlenmesi durumunda mutlaka uzman değerlendirmesi önerilir.
Miyomum var, mutlaka ameliyat olmam gerekir mi?+
Hayır. Belirti vermeyen, küçük miyomlar yalnızca düzenli ultrason takibiyle izlenebilir. Ameliyat kararı; miyomun büyüklüğüne, yerleşimine, verdiği şikayetlere ve hastanın çocuk isteğine göre verilir. Her miyom tedavi gerektirmez.
Miyom ameliyatından sonra hamile kalabilir miyim?+
Evet. Laparoskopik miyomektomi ya da histeroskopik miyomektomi rahim korunarak yapılan yöntemlerdir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra – genellikle en az 6 ay beklenerek – gebelik planlanabilir. Pek çok hastamız başarılı miyomektomi sonrası sağlıklı gebelikler yaşamıştır.
Laparoskopik miyomektomi ile açık ameliyat arasındaki fark nedir?+
Laparoskopik miyomektomide karına küçük delikler açılarak miyom çıkarılır. Hastanede yatış süresi 1-2 gün, iyileşme 1-2 haftadır. Açık cerrahide ise yaklaşık 9-10 cm’lik bir kesi yapılır ve iyileşme süreci daha uzundur. Laparoskopik yöntem daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve daha az yapışıklık avantajları sunar.
Dilatasyon ve küretaj (D&K) miyom tedavisinde kullanılır mı?+
D&K, miyom tedavisinin doğrudan bir yöntemi değildir; ancak anormal uterin kanamaların değerlendirilmesinde ve endometrial örnekleme amacıyla kullanılabilir. Rahim içi poliplerin saptanmasında da küretaj uygulanabilmekle birlikte, histeroskopi ile birlikte yapılan D&K çok daha güvenilir ve etkin sonuçlar verir.
Miyom ilaçla tedavi edilebilir mi?+
Miyomları kalıcı olarak ortadan kaldıran bir ilaç yoktur. GnRH analogları miyomları geçici olarak küçültebilir; ancak bu etkinin sürekliliği yoktur ve ilaç kesilince miyom yeniden büyüyebilir. Kesin tedavi için cerrahi değerlendirme şarttır.
Miyom embolizasyonu nedir, herkese uygulanabilir mi?+
Miyom embolizasyonu, miyomu besleyen damarların kateter aracılığıyla tıkandığı girişimsel bir yöntemdir. Miyom tamamen kaybolmaz; küçülür ve şikayetler azalabilir. Gebelik planlayan hastalarda dikkatli değerlendirilmesi gerekir; yumurtalık fonksiyonlarına etkisi söz konusu olabilir.
Miyom tekrarlar mı? Nüks riski nedir?+
Miyomektomi sonrasında tekrarlama (nüks) riski yüzde 15-30 arasında, ortalama yüzde 20 civarında kabul edilmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrasında 6 aylık aralıklarla düzenli jinekolojik kontrol önerilmektedir.
Ankara’da miyom tedavisi için nereye başvurabilirim?+
Ankara Söğütözü’ndeki kliniğimizde Prof. Dr. Polat Dursun, 25 yılı aşkın deneyimiyle laparoskopik miyomektomi başta olmak üzere tüm miyom tanı ve tedavi yöntemlerini uygulamaktadır. Randevu için 0534 517 05 56 numaralı telefonu arayabilir ya da WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Miyom belirtileriniz için Ankara’da uzman değerlendirmesi almak ister misiniz? Prof. Dr. Polat Dursun kliniğimizden bugün randevu oluşturun.

WhatsApp ile Randevu Al Instagram’dan Bilgi Al
Translate »