Miyom (leiomyom, uterin fibroid), rahimin kas dokusundan gelişen iyi huylu tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yüzde 20-40’ında görülür. Boyutu ve konumuna göre aşırı adet kanaması, pelvik ağrı ve kısırlığa yol açabilir. Tedavi; izlem, ilaç, laparoskopik miyomektomi (kapalı cerrahi), histeroskopik miyomektomi veya histerektomi şeklinde kişiye özel planlanır.
Miyom (tıbbi adıyla leiomyom veya uterin fibroid), rahimin kas tabakasından (miyometrium) kaynaklanan, iyi huylu (benign) tümörlerdir. Halk arasında myom, fibromiyom, fibroid ya da rahim miyomu olarak da bilinir. Gözle görülemeyecek kadar küçük milimetrik boyutlardan, rahmin şeklini bozabilecek büyüklüklere kadar değişebilir; tek ya da çok sayıda olabilirler.
Miyomlar östrojen hormonuna duyarlıdır. Bu nedenle üreme çağında büyüme eğiliminde iken menopozda hormon düzeylerinin azalmasıyla küçülme ya da gerileme eğilimi gösterirler. Kansere dönüşme riski son derece düşük olup bu olasılık yüzde 0,04-0,29 arasında bildirilmektedir.
Miyomlar östrojen hormonuna bağımlı tümörlerdir. Gebelikte büyüyebilir, menopozda ise östrojenin azalmasıyla küçülme eğilimi gösterirler.
Miyomlar kadınlarda en sık görülen jinekolojik tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 20-40’ında herhangi bir belirti vermeksizin miyom saptanabilir. Premenapozal dönemde bu oran yüzde 40’a çıkmakta, otopsi çalışmalarında ise yüzde 50 düzeyine ulaştığı görülmektedir. Ultrasonografi ve MR görüntülemenin günümüzde yaygınlaşmasıyla daha genç yaşlarda da miyomlar tespit edilebilmektedir.
Miyomların yaklaşık yarısı hiçbir belirti vermez; rutin jinekolojik muayene ya da ultrasonografide tesadüfen saptanır. Belirti veren miyomlarda şikayetlerin şiddeti büyük ölçüde miyomun boyutuna, sayısına ve rahim içindeki konumuna göre değişir.
Aşırı, uzun süren ve ağrılı adet kanamaları; demir eksikliği anemisi en sık görülen şikayettir.
Kasık, bel ve alt karın bölgesinde baskı hissi, kronik veya kramp tarzı ağrı. Adet dışı ara kanama olabilir.
Mesaneye bası sonucu sık idrara çıkma, idrarı tam boşaltamama hissi, nadiren idrar retansiyonu.
Arkaya yerleşen miyomlarda bağırsağa bası ile kabızlık ve dışkılama güçlüğü.
Rahim içine uzanan miyomlar gebe kalmayı zorlaştırabilir, tekrarlayan düşüklere neden olabilir.
Büyük miyomlarda karında ele gelen şişlik hissi; zayıf hastalarda görünür karın büyümesi olabilir.
Kasık ağrısı ile birlikte adet düzensizliği veya kanama yoğunluğunda artış varsa miyom açısından mutlaka bir jinekoloji uzmanına başvurulması önerilir. Erken tanı tedavi seçeneklerini genişletir.
Miyom belirtileri ve ameliyatı – CNN Türk
Miyomlar, rahimdeki yerleşim yerlerine göre dört ana grupta incelenir. Bu sınıflandırma hem belirtilerin niteliğini hem de tedavi yönteminin seçimini doğrudan etkiler:
| Miyom Tipi | Yerleşim Yeri | Başlıca Etkisi |
|---|---|---|
| Submüköz Miyom | Endometriumun hemen altı, rahim içine doğru | Aşırı kanama, kısırlık, düşük riski – en sık belirti veren tip |
| İntramural Miyom | Rahim duvarı içi (kas tabakası) | En sık görülen tiptir; kanamaları artırır, rahmin simetrik büyümesine yol açar |
| Subseröz Miyom | Rahimin dış yüzeyi, karın boşluğuna doğru | Büyüyene kadar belirti vermeyebilir; çevre organlara bası yapabilir |
| Servikal Miyom | Rahim boynu (serviks) kas dokusu | Nadir; idrar ve bağırsak sorunları, kısırlık, kanama |
Miyom ve Endometriozis Tedavisi – Prof. Dr. Polat Dursun
Adet düzensizliği, miyom ve kist – TRT Avaz
Miyom tanısı çoğunlukla jinekolojik muayene ile başlar; görüntüleme yöntemleriyle kesinleştirilir. Klinik pratiğimizde tanı aşamasında aşağıdaki yöntemleri kullanmaktayız:
Dilatasyon ve küretaj (D&K ya da eski adıyla kazıma), rahim ağzının (serviks) genişletilmesi ve ardından rahim içi tabakanın (endometrium) özel aletlerle kazınması işlemidir. Geçmişte anormal uterin kanamaların araştırılmasında yaygın biçimde kullanılan bu yöntem, günümüzde büyük ölçüde daha güvenilir ve görüntü destekli yöntemler olan endometrial biyopsi ve histeroskopinin gerisinde kalmıştır.
D&K işleminin kullanıldığı başlıca durumlar şunlardır:
D&K tek başına bir tanı yöntemi olarak yetersiz kalabilir; histeroskopik inceleme eşliğinde yapılan D&K, rahim içi lezyonların hem tespitini hem de tedavisini çok daha etkili biçimde sağlar. Histeroskopik değerlendirme olmaksızın uygulanan D&K’da endometrial polipler, submüköz miyomlar veya diğer rahim içi patolojiler atlanabilir.
Miyom tedavisi – Prof. Dr. Polat Dursun
Miyom belirtileriniz için uzman değerlendirmesi almak ister misiniz? Ankara Söğütözü kliniğimizden randevu alın.
Randevu Al – WhatsApp Hemen Ara: 0534 517 05 56Miyom tedavisi; miyomun boyutuna, sayısına, yerleşimine, hastanın yaşına, şikayetlerine ve en önemlisi çocuk sahibi olma isteğine göre kişiye özel olarak planlanır. Her miyom mutlaka tedavi gerektirmez. Ankara kliniğimizde ilk muayeneden itibaren kapsamlı bir değerlendirme süreci yürütülmekte; rahim ve doğurganlık koruma öncelikli tutumla en uygun yöntem belirlenmektedir.
Belirti vermeyen, küçük boyutlu miyomlar 3-6 aylık aralıklarla ultrasonografi ile takip edilebilir. Bu yaklaşımda hasta, karşılaşabileceği yeni belirtiler konusunda bilgilendirilir; miyomun boyutu ve konumu kayıt altına alınır. Menopoza yakın kadınlarda miyomların kendiliğinden küçülmesi beklenebileceğinden aktif tedavi ertelenebilir.
Günümüzde miyomları kalıcı olarak ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Hormonal ilaçlar (doğum kontrol ilaçları, progestinler) kanama ve ağrıyı geçici olarak kontrol altına almak için kullanılabilir. GnRH analogları (iğne tedavisi) geçici menopoz durumu oluşturarak miyomları geçici olarak küçültebilir; ancak 6 aydan uzun süre kullanımları önerilmez çünkü kemik erimesine (osteoporoz) yol açabilirler. Bu tedavi çoğunlukla ameliyat öncesi miyomu küçültmek ya da kansızlığı gidermek amacıyla uygulanır.
İlaç tedavisi miyomun varlığını sonlandırmaz; yalnızca şikayetleri geçici olarak hafifletir. Kesin tedavi için cerrahi değerlendirme şarttır. Miyomlarda bitkisel tedaviler, soğan kürü, hacamat veya sülükle tedavi bilimsel temelden yoksundur; zaman ve para kaybıdır, dahası karaciğer ve böbreklere toksik etki yapabilirler.
Günümüzde miyom tedavisinin altın standardı kabul edilen laparoskopik miyomektomi; karına küçük delikler açılarak miyomun, rahim korunarak çıkarıldığı minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Klinik pratiğimizde özellikle çocuk isteği olan ya da rahmini korumak isteyen hastalara öncelikle bu yöntemi önermekteyiz.
Laparoskopik miyomektominin açık cerrahiye göre başlıca avantajları; hastanede yatış süresinin kısalığı, kesi izi olmaması, yapışıklık riskinin çok daha az olması, iyileşme süresinin hızlılığı ve gebelik şansının korunmasıdır. Her kadın doğum hekimi laparoskopik miyom ameliyatı yapmaz; bu konuda deneyim son derece önemlidir.
Miyomlarda kapalı ameliyat avantajları – Miyom Tedavisi Ankara
Laparoskopik miyom ameliyatının avantajları – Ankara
Laparoskopik miyom ameliyatı – Ankara
Rahim içine uzanan submüköz miyomların tedavisinde tercih edilen bu yöntemde, vajinal yoldan rahim içine girilerek miyom herhangi bir kesi yapılmadan çıkarılır. Hastalar genellikle aynı gün ya da birkaç saat içinde taburcu edilebilir. Anormal uterin kanamanın en sık cerrahi çözümü olan histeroskopik miyomektomi, özellikle kısırlık ve tekrarlayan düşüklerde de etkin bir tedavi seçeneğidir.
Histeroskopi nedir, nasıl yapılır? – Polip ve miyom tedavisi
Seçilmiş küçük submüköz miyomlarda, endometriuma doğru gelişim gösteren miyomların transkservikal koagülasyonu ve rezeksiyonu şeklinde uygulanır. Lokal anestezi koşullarında uygulanabilen bu yöntemde hastada menstrüel kanamanın düzelmesine bağlı olarak hemoglobin düzeylerinde önemli artışlar gözlemlenmektedir. Bu teknik, histerektomi gereksinimini de belirgin ölçüde azaltmaktadır.
Çok sayıda, çok büyük veya zor konumdaki miyomlarda laparoskopik yöntemin uygun olmadığı durumlarda açık cerrahi tercih edilebilir. Batında yaklaşık 9-10 santimetrelik bir kesi ile gerçekleştirilen bu yöntemde miyomlar çıkarılırken rahim korunur. İyileşme süreci laparoskopiye kıyasla daha uzundur. Ameliyat sırasında kanamanın azaltılması için uygun turnike ve cerrahi teknikler kullanılır.
Vajene doğmuş saplı submüköz miyomlarda uygulanabilen bu yöntemde, miyom vajinal yoldan çıkarılır. Tümörün enfekte ve nekrotik olması durumunda vajinal histerektomi tercih edilebilir.
Histerektomi, rahimin tamamen çıkarıldığı ve miyomun kesin tedavisini sağlayan cerrahi yöntemdir. Çocuk isteği tamamlanmış, çok sayıda ya da çok büyük miyomu olan ve diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı vakalarda uygulanır. Abdominal, vajinal ya da laparoskopik olarak yapılabilir. Laparoskopik histerektomi, yapışıklık riski ve hastanede yatış süresi açısından açık yönteme önemli avantajlar sağlar.
İlk kez 1986 yılında Almanya’da geliştirilen bu yöntemde miyomların damarsal desteği bozularak stromal hasar oluşturulur. İşlem öncesinde miyom boyutlarını küçültmek için genellikle 3 ay GnRH analoğu tedavisi uygulanır. Laparoskopik olarak yapılan bu girişim, uygun seçilmiş vakalarda etkin bir seçenek olabilmektedir.
Sağ femoral arterden lokal anestezi altında girilerek miyomu besleyen damarlar, polivi nil alkol türevleri ya da jelatin sünger partikülleri aracılığıyla embolize edilir. Aynı işlem sol uterin artere de tekrarlanır. İşlemin genel anestezi gerektirmemesi, hastanın ameliyattan 6 saat sonra taburcu edilebilmesi ve karın açılmadığı için pelvik yapışıklıklara neden olmaması gibi avantajları bulunmaktadır.
Miyom embolizasyonunda miyom tamamen kaybolmaz; miyomun büyüklüğü azalır ve yol açtığı şikayetlerde düzelme olabilir, ancak miyom yerinde kalır ve zamanla yeniden büyüyebilir. Gebelik planlayan hastalarda bu yöntem dikkatli değerlendirilmeli; over fonksiyonlarına etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.
| Hasta Profili | Önerilen Yöntem |
|---|---|
| Belirti yok, küçük miyom | Düzenli ultrason takibi (3-6 ay) |
| Çocuk isteği var, belirti veren miyom | Laparoskopik miyomektomi (kapalı cerrahi) |
| Rahim içine uzanan submüköz miyom | Histeroskopik miyomektomi |
| Çok sayıda büyük miyom, çocuk isteği yok | Histerektomi veya miyom embolizasyonu |
| Ameliyat riski yüksek hasta | Embolizasyon veya medikal tedavi |
| Menopoz dönemi | İzlem (miyomlar küçülme eğiliminde) |
| Küçük ve kanama yapan rahim içi miyom | Histeroskopik miyomektomi veya ablasyon |
Miyom ameliyatları riskli ameliyatlar değildir; ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi belirli riskler ve olası komplikasyonlar her zaman söz konusudur. Hastanın bu konuda ameliyat öncesinde doktoru tarafından bilgilendirilmesi esastır.
Miyomların ameliyat sonrası tekrarlama (nüks) riski yüzde 15-30 arasında değişmekte olup ortalama yüzde 20 civarında kabul edilmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrasında 6 aylık aralıklarla düzenli kontrole gidilmesi gereklidir. Miyomektomi sonrasında en az 6 ay gebe kalınmaması önerilir; aksi hâlde gebelik sırasında rahim yırtılması riski oluşabilir. Cinsel ilişkiye ise kanamanın durması, ağrının geçmesi ve hasta iyileştikten sonra, genellikle 3-6 hafta içinde yeniden başlanması önerilir.
Miyom tekrarlar mı? – Myom Tedavisi Ankara
Miyom kansere dönüşür mü?
Miyomlu hastaların büyük çoğunluğu normal gebe kalabilir ve sağlıklı bir gebelik geçirebilir. Kısırlık yaşayan kadınların yüzde 2-10’unda tek anormal bulgu olarak miyom tespit edilmektedir. Miyomların gebeliği olumsuz etkileyip etkilemediği tam olarak bilinmemekle birlikte, miyomektomi uygulamasının hastaların gebe kalma şansını artırdığı bilinmektedir.
Gebelik sırasında miyomlarda genellikle büyüme gözlemlenir; özellikle 2. ve 3. trimesterde östrojenin etkisiyle boyutlarda artış olabilir. En sık görülen komplikasyon kırmızı dejenerasyondur; bu durum, karın ağrısı, hassasiyet, bulantı ve hafif ateşle kendini gösterebilir. Yatakta istirahat ve uygun analjeziklerle çoğunlukla iyileşme sağlanır.
Miyomun serviks ya da ismus bölgesinde yerleşim göstermesi, sayısının çok ya da boyutunun büyük olması durumlarında fetal malprezentasyon ya da doğum eyleminin engellenmesi gibi komplikasyonlar nedeniyle acil sezaryen ve eş zamanlı miyomektomi uygulanabilir. Doğum sonrasında rahim kasılmasının etkilenebileceği göz önünde bulundurularak postpartum kanama konusunda dikkatli olunmalıdır.
Gebelik öncesi ve sırasında miyom – Miyom Tedavisi Ankara
Miyom ameliyatı sonrası doğum şekli – Miyom Tedavisi Ankara
Adenomyozis; endometrial stroma ve bezlerin rahim kas tabakası (miyometrium) içinde bulunmasıyla karakterize bir patolojidir. Etiyolojisi tam olarak bilinmemekte olup genellikle 30 yaş üstü, doğum yapmış kadınlarda ortaya çıkar. Histerektomi materyallerinde yüzde 8-40 oranında saptanmaktadır.
Adenomyozis hastalarının adet kanamaları uzun yıllardır bol ve pıhtılı olur. Adetleri son derece ağrılı geçer. Pelvik muayenede uterus normalden büyük, yumuşak ve özellikle premenstrüel dönemde hassas olarak palpe edilir. Tanıda ultrasonografi ve MR görüntüleme yardımcı olmakla birlikte en önemli adım hastalıktan şüphelenmektir.
Tedavi açısından; semptomların kontrol altına alınmasında oral kontraseptifler ve analjezikler kullanılabilir; ancak bu tedavi çoğu hastada yeterli sonuç vermez. Çocuk isteği olan hastalarda adenomyomektomi yapılabilir; kesin tedavi ise histerektomidir. Ameliyat istemeyen hastalarda rahim içi progesteron salgılayan araç takılabilir ya da hormonal ilaç tedavisi uygulanabilir, fakat bunlar geçici çözümlerdir.
Endometriozis ve miyom tanı ve tedavisi – TRT Haber
Endometrial polip; endometrium yüzeyinden rahim boşluğuna çıkıntı gösteren, çeşitli büyüklüklerde tek ya da çok sayıda doku kitlesidir. Genellikle fundustan kaynaklanır; ender olarak servikal os’tan dışarıya kadar uzanabilir. 12-81 yaş arasında görülmekle birlikte çoğunlukla 29-59 yaş kadınlarda saptanır.
Poliplerin büyük çoğunluğu semptomsuz seyreder. Başlıca belirtileri; intermenstürüel kanama, düzensiz kanama, menoraji, adet öncesi ve sonrası kahverengi vajinal akıntı ve kısırlıktır. Rahim içi poliplerin kanserleşme ihtimali düşük olmakla birlikte sıfır değildir; bu nedenle özellikle postmenopozal kadınlarda polip varlığının ciddi değerlendirilmesi gerekir. Tedavi sonrası tekrarlama riski de göz ardı edilmemelidir.
Polip tanısında endometrial örnekleme, ultrasonografi ve histeroskopi kullanılmaktadır. Salin infüzyon sonografisi (SİS), rahim içi patolojilerin değerlendirilmesinde oldukça yardımcıdır. Histerografi’de endometrial konturda dolma defekti olarak görülebilir.
Endometrial poliplerin tedavisinde küretaj; rahim içi küret ve kavrama forsepsi kullanılarak yapılır. Çok büyük polipler tabanlarından makasla ayrılır. Küretaj sırasında polip varlığını gözden kaçırmamak için işlem öncesinde rahim boşluğu forsepsle explore edilmelidir. Tüm bu önlemlere karşın rahim içinde sağlam polip kalabilmekte; bu durum bazı vakalarda kalıcı menoraji nedeni olabilmektedir.
D&K tek başına uygulandığında poliplerin atlanma riski yüksektir. Histeroskopik değerlendirme olmaksızın yapılan küretajda, mobil polipler kolayca kaçırılabilmektedir. Bu nedenle klinik pratiğimizde polip tedavisinde histeroskopi eşliğinde müdahale altın standarttır.
Histeroskopi, rahim içi patolojilerin hem tanısında hem de tedavisinde kullanılan, kesi gerektirmeyen modern bir yöntemdir. Vajinal yoldan rahim içine girilerek polip direkt görüş altında çıkarılır. Hasta birkaç saat içinde taburcu edilebilir ve ertesi gün günlük yaşamına dönebilir. Histeroskopik polip ameliyatları, Prof. Dr. Polat Dursun tarafından Ankara’da yıllardır başarıyla uygulanmaktadır.
Histeroskopi ve polip tedavisi – Ankara
Miyomlar östrojen hormonuna bağımlı olduğundan menopozla birlikte hormon düzeylerinin azalmasıyla küçülme ve gerileme eğilimi gösterirler. Bu nedenle menopoza yakın dönemdeki hastalarda cerrahi müdahale ertelenebilir; izlem yeterli olabilir. Ancak menopoz döneminde miyomda büyüme gözlemlenmesi, ender de olsa sarkom gibi malign dönüşüm ihtimalini gündeme getirdiğinden mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı
25 yılı aşkın klinik deneyim. Hacettepe Üniversitesi’nde uzmanlık, European School of Oncology bursuyla Almanya Leipzig’de ileri cerrahi eğitimi. Son yıllarda bine yakın hasta laparoskopik yöntemle başarıyla ameliyat edilmiştir.
Ankara Söğütözü kliniğimizde miyom, endometriozis, jinekolojik onkoloji ve laparoskopik cerrahi alanlarında hizmet vermektedir.
+90 534 517 05 56 | Platin Tower, 2176. Sk. No: 94/7 Söğütözü / Ankara
Ankara’da miyom tedavisi arayışındaki hastalarımızla ilk muayeneden itibaren kapsamlı bir değerlendirme süreci yürütmekteyiz. Miyomun boyutu, sayısı, yerleşimi ve hastanın bireysel sağlık profili bir bütün olarak ele alınarak en uygun tedavi yöntemi kişiye özel biçimde planlanmaktadır. Klinik yaklaşımımızda rahim ve doğurganlık koruma önceliklidir.
Güncel Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve T.C. Sağlık Bakanlığı kılavuzları doğrultusunda tanı ve takibimizi yürütmekteyiz.
Endometriozis ve miyom tanı tedavisi – TRT Haber
Miyom belirtileriniz için Ankara’da uzman değerlendirmesi almak ister misiniz? Prof. Dr. Polat Dursun kliniğimizden bugün randevu oluşturun.
WhatsApp ile Randevu Al Instagram’dan Bilgi Al